Matematik kaygısı matematik başarısını düşürdüğü makalede vurgulanmıştır.Bu makalenin etkileri olarak öğrencide heyecan, titreme, kalp çarpıntısı vb.etkiler gözlenmiştir.Bana göre bir insan genel anlamda düşünürsek heyecan kaygı yapıyorsa yaptığı o işe ilgisinden dolayıdır.Zaten ilgi olmasa heyecanda olmaz kaygı da.Bu anket ortaöğretim 5.sınıf öğrencilerine yapıldığı için öğrenciler matematiği daha yeni yeni kavrıyorlar ve dolayısıyla heyecandan olur kaygı da.Burada yapılması gereken öğretmenlerimizin öğrencilerin kaygı heyecan vb.davranış biçimlerini bilerek hareket etmeleridir. Bu da yapılırken öğrencinin zihninde dönüt oluşmadan yani örnekle açıklarsak; yapamazsam sınavdan düşük alacam, annem babam bana ne der gibi düşüncelerden uzak tutmak daha verimli ve bir sonraki dönemler için daha iyi bir eğitim hayatına yöneltmiş olur.Kendimden örnek verecek olursam; ilkokul öğretmenim sayesinde bugünlere geldim diyebilirim.Matematiği hep özel tuttu ve öğrenciye farklı yollarla sevdirerek öğretti.Ve o ilkokul arkadaşlarım şuan tıp, diş hekimi,mühendislik gibi bölümlerde okuyorlar.Vurgulamak istediğim bir ilkokul öğretmeninin bir öğrenci üzerindeki etkileri ve nasıl başarı düzeyini yükselteceğini görebilmek..
Mehmet ali arkadaşıma şu noktada katılıyorum bir sınıf öğretmeni matematiği sevdirme noktasında çok önemli bir faktördür,eğer matematik dersini seven bir sınıf öğretmeni ise mutlaka bu sevgisini öğrenciye de hissetirip öğrenciye de matematik dersini sevdirir.Ağaç yaşken eğilir sözünden ilkokuldayken matematik alt yapısı sağlam kuran öğrencinin matematik kaygısı düşük başarısı elbeteki yüksek olur.
Arkadaşlar ikinize de katılıyorum günümüzde en büyük problemlerden biride matematiği sevmeyen ilkokul öğretmeninin öğrencisine de istemeyerek de olsa matematik sevgisizliğini aşılamasıdır.İnsan sevmediği bir dersi dinlerken nasıl bir ilgizizlik olursa, o dersi anlatmaya çalışırken daha fazlası olur.
Arkadaşım sana katılıyorum bencede bu varsayıların öğrenciler üzerinde etkisi vardır.Budurumda da ailerin çocuklar üzerinde daha fazla etki yaratmaması gerek yoksa öğrenci aile baskısından dolayı daha çık kaygılanır.iyi bir varsayım ele almışsın
doğrudur önemli olan bu kaygıyı ve ön yargıyı öğrencilri üzerinden kaldırmak ve derslere başlayınca direk ders bu konu bu diyerek değildi günlük hayattan anlatılması kaygıyı azaltabilir
Öğrencilerin matematikte başarılı olmasının öncelikle matematiğe ilgi duyarak ve kaygılarını sonlandırarak başlayacağını düşünüyorum. Ama bunlar yeterli olmamakta, çevre, öğretmenlerin bilgi düzeyi ve aktarma biçimleri gibi etkenler de bulunmaktadır. Öğrencinin yaşadığı kaygı sadece ilköğretim okuyan öğrencilerde değil üniversite öğrencilerinde de bu sorun vardır. Hatta bu kaygı ve tedirginlik ileri düzeye çıkabilir. Titreme, kalp çarpıntısı,bayılma gibi durumların da yaşandığı görülmüştür. Bu şekilde öğrenci matematikte başarısızlık yaşıyor ve matematikten uzaklaşıyor. Öğretmenin de bu başarıda ve başarısızlıkta etkisi vardır. Öğretmenini seven öğrenciler sevmeyenlere göre daha başarılı ya da not tehdidi yaşayan öğrenci başarısız olmaktadır. Yapılan araştırmada matematik notları yükseldikçe öğrencilerin matematik kaygılarının azaldığı, şehirde öğrenim gören öğrencilerin kırsal kesimde öğrenim gören öğrencilerden daha başarılı olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Yapılması gerekenler ise; şehirde ve kırsalda eğitim gören öğrenciler için eşit eğitim imkanı sağlanmalı. Öğretmenler de matematik dersini sevdirici etkinliklere yer vermeli, not tehdidinden kaçınmalı,sabır ve güleryüzü eksik etmemelidir.
Aynen sana katılıyorum. Sadece ilköğretim öğrencisinde kaygı olmaz.üniversite düzeyindeki öğrencilerde de kaygı çok yüksek olabiliyor ve bu nedenle çeşitli hastalıklar oluşuyor.Bence universitedeki ogrencinin kaygisinin en aza indirgenmesi için dersi pratiğe dönüştürüp daha eğlenceli hale getirmesi gerekir.Ya da dersle birlikte sosyal aktiviteler de yaparak biraz da olsa kaygısını azaltabilir diye düşünüyorum.
nazlı arkadaşımın dediği gibi kırsaldaki öğrencinin matematik kaygı düzeyinin daha da düşürülmesi için eşit eğitim imkanı verilmeli ve hata bana göre biraz daha fazla imkan ve olanaklardan yararlanmalarını sağlayarak anayasada da geçen pozitif ayrımcılık yasasından yaralanmaları sağlanmalıdır.
Arkadaşlar bende pozitif ayrımcılık kısmına katılıyorum çünkü çok zeki olupta imkansızlıklar yüzünden okuyamayan veya okusa da istediği bölümü okuyamayan ve kendisini geliştirme imkanı bulamayıp harcanan yüzlerce öğrenci var.Bunun yanında imkanlar içinde yüzüpte değerlendirmeyen binlerce insan...
Nazlı arkadaşım yazdıklarına tam anlamı ile katılıyorum.Özellikle matematik kayısının ilköğretim ortaokul ve lisede olduğu gibi üniversitede öğrencilerinde de var olan bir sorun üniversite öğrencilerinde hemen hemen her bölümde de var bence buna biz Matematik Öğretmenliği bölümü de dahil.Zaten asıl büyük sorun da bu bence o yüzden en başta bizim kaygılarımıza bi çözüm bulunmalı diye düşünüyorum.
Özlem Ramazanoğlu'na da katılıyorumkırsaldaki öğrenciler için belirli bir süre pozitif ayrımcılık yasasından yararlanılabilir.yada şehirdeki imkanlarında kırsaldaki imkanlara yaklaşması için çalışmalar yapılmalı ...
Nazlı arkadaşıma katılıyorum.Bu konuda biz matematik öğretmenlerine oldukça büyük işler düşüyor.Dediğin gibi not tehditinden kaçınılmalı öğrencilere karşı sabırlı ve güler yüzlü olunmalı ki öğrencilerin en azından öğretmenine karşı sevgisi olsun bu da zaten makalede anlatıldığı gibi kaygıda önemli bir etkendir...
nazlı nin da dediği gib8 sadece ilköğretim uygulanmamalıdır bu araştırma çünkü ülkemiz matematikte başarılı olmadığı icn diğer yerlerde araştırma yapılması gereki
Makalede ilköğretim 5.sınıf öğrencilerinin matematik kaygılarının ilişkili olduğu bazı değişkenleri inelenmiştir.Afyonkarahisar il merkezi ve kırsal kesimde öğrenim gören 510 tane öğrenci araştırmaya katılmıştır.Bazı test ve ölçekler kullanılmıştır.Öncelikle şundan bahsetmek istiyorum.Matematik dersinde başarısızlığın tek nedeni matematik kaygısı değildir fakat ikisi de birbiriyle ilişkili iki kavramdır.Makalede ilk olarak matematik kaygısında yerleşkenin farklılığının etkisi incelenmiştir.Şehirde öğrenim gören öğrencilerin kırsalda öğrenim görenlere oranla matematik kaygısının düşük olduğu belirtilmiştir.Alt faktörlere göre ise matematik dersine yönelik tutum,özgüven,alan bilgisi ve sınav kaygısı açısından şehirde öğrenim gorenlerin daha düşük matematik kaygısı olduğu belirtilmiştir.Öğrenme kaygısında ise her iki grubun da kaygı düzeyi arasında çok farklılık yoktur.İkinci olarak cinsiyete bağlı farklılıklar incelenmiştir.Genel olarak kız öğrencilerin erkek öğrencilere oranla daha düşük matematik kaygısına sahip oldukları söylenmiştir.Bu durumun son zamanlarda kız öğrencilerin eğitimi için ciddi çalışmalar yapılmasından kaynaklı olduğu belirtiliyor.Üçüncü olarak matematik dersini sevip sevmemeye ilişkin farklılıklar incelenmiştir.Matematiği sevdiğini ifade edenlerin sevmediğini ifade edenlere oranla kaygısının düşük olduğu ortaya çıkmıştır.Dördüncü olarak öğretmeninden memnun olan öğrencinin memnun olmayana oranla kaygısının daha düşük olduğu belirtilmiştir.son olarak öğretmenden not tehdidi alan öğrencinin matematik kaygısının yüksek olduğu belirtilmiştir.Matematikteki kaygılarin azaltılması için öğretmenlere büyük rol düşmektedir.Öğretmen her öğrenciye eşit eğitim vermeli,kiyaslamadan kaçınmalı, derste güler yüzlü ve sabırlı olmalı,ders için eğlenceli ve eğitici materyaller getirmelidir.Bu şekilde öğrencinin matematiğe karşı olan tutumu değişebilir ve kaygısı azalabilir.onun dışında farklı sınıf seviyelerine de bu sorular sorularak araştırma sayısı artırılabilir.Matematik kaygılarının nedenleri üzerine daha detaylı araştırmalar yapılabilir.Sonuç olarak matematik kaygısı az olan öğrencinin matematikteki başarısı ve notları artar.Öğretmenler bunu bilerek öğrenciye dersi sevdirecek etkinlikler yapmalıdır.
Matematik dersinde başarısızlığın tek nedeninin kaygı olmadığını söylemişsin. Bana göre de değil. Çok farklı nedenlerden dolayı başarısızlık yaşanabilir. Aileden, arkadaşlardan ya da öğretmenlerden kaynaklanabilir. Mesela matematik öğretmeninden korkan bir öğrenci matematik dersinden de korkabilir ve bu durum öğrenciyi başarısızlığa itebilir. Öğretmen elinden geldiği kadar öğrencisine yardım etmeli ve gerekli öğrenmeyi sağlamak için çaba göstermelidir.
Matematik dersinde ögretmenin rolü büyüktür.Bu konuda dediklerine katılıyorum.Biz ögretmenlere çok şey düşüyor.Ögrencilerimizin kaygılarını en aza indirebiliriz onlara özgüven kazandırarak dersi daha çok sevmelerini saglayabiliriz.Eger matematigi yapmayı başarırlarsa kaygılarıda azalır.Matematik ögretimini somutlaştırırsak bilgisayar programlarıyla desteklersek egitici oyunlarla dersi anlatırsak ögrenciler daha iyi anlar ve kaygıları azalır.
Evet sadece kaygı başarısızlığı getirmez ek olarak çok şey sıralanabilir. Lakin kaygı hepsinin babası gibi duruyor. Lakin bu konuda daha büyük araştırmalar yapılması düşüncesindeyim.
Arkadaşlar matematik öğretmeni olmayan köyler de var. Matematik dersine edebiyat veya sosyal bilgiler öğretmenlerinin girdiğini de gördüm. Matematik dersini 6azdirarak anlatmaya çalışıyorlar ve çocuklar için o sene çok kötü geçiyor. Yil sonunda matematikten nefret eden çok öğrenci gorfum
Ayşe Mukaddese şu konularda katılıyorum .Bu çalışma farklı sınıf düzeylerinde de yapılmalıdır.Öğretmenler öğrencilere dersi sevdirecek etkinlikler yapmalıdır.
Matematik kaygısı son yıllarda ilköğretim öğrencilerinden üniversite öğrencilerine kadar yaşanan bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır.Matematik kaygısının öğrenciler arasında onların matematik başarılarını engellediği gibi öğrenci olmayanlar arasında da günlük işlerde gerginliklere neden olduğu belirtilmektedir. Matematik kaygısı ,çok yönlü bir yapı olup korku ,tasa ,tedirginlik gibi kavramlarla iç içedir. Bu çalışmada daha önce üzerinde çok az çalışmanın yapıldığı ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin matematik kaygılarının bazı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada genel tarama yöntemi kullanılmıştır.Bu araştırmada örnekleme yöntemi olarak da uygun örnekleme yöntemi seçilmiştir. Araştırma toplam 510 ilköğretim beşinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada iki ölçme aracı kullanılmıştır. Şehirde öğrenim gören öğrencilerin matematik kaygılarının kırsalda öğrenim gören öğrencilerinkine göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu belirlenmiştir. Kız öğrencilerin matematiksel kaygılarının erkek öğrencilerinkine göre anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu belirlenmiştir. İlköğretim beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu tarafından matematik dersinin sevildiği görülmüştür. İlköğretim beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu öğretmenlerinden memnun olduğu tespit edilmiştir. İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin matematik notları yükseldikçe matematik kaygılarının azaldığı söylenebilir. İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin matematik kaygıları ile akademik başarıları ve matematik dersine yönelik tutumları arasında orta düzeyde ,negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Sınıf öğretmenleri konuları somutlaştırabilir.Derste materyal kullanabilir. Bu araştırmada sadece ilköğretim beşinci sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiş olup başka sınıf düzeylerinde de bu çalışma yapılabilir.
Evet bu çalışma sadece 5.sınıf ögrencilerine yapılmamalıdır.6,7,8.sınıf ögrencileri üzerinde de bir çalışma yapılmalıdır.Özellikle 8.sınıf ögrencileri üzerine yapılmasını savunuyorum çünkü yaşadıkları bir sınav kaygısı var.Teog sınavına girecekler.Teog sınavı sonuçlarıyla kaygının ilişkisi araştırılabilir.
Halk arasında yaygın bı sozle baslamak ıstıyorum ınsan bılmedıgı seylerden korkar denılmektedır.Ogrencılerın bence matematıge karsı ve genel derslere karsı kaygı duymalarının en buyuk sebebı hazırbulunusluk sevıyelerının dusuk olmasındandır.Cunku onceden gelen bır bılgı bırıkımı yok veyahut az bundan dolayı kaygı duyulması normaldır bence.Burda bızım yapmamız gereken ogrencılerın matematıge karsı olan tutumlarını belırleyıp,hazırbulunusluk sevıyelerını ogrenıp onlara kısısel bı program hazırlamak olmalıdır.Programın ogrencı tarafından uygulanıp uygulanmadıgı velıler aracılıgıyla kontrol edılıp not edılmelıdır. Bellı bır surede ogrencılerı aynı bılgı sevıyesıne getırebılırsek ıkıncı yapmamız gereken cocuklara ozguven asılamak olacaktır.Bunuda en iyı yapabılecegımız yol onlara sorumluluklar verıp bu sorumlulıklarını yerıne getırmelerı durumunda onlara oduller vermekle olacaktır.Makalede belırtıldıgı uzere kırsal kesımlerdekı ogrencıler sehır kesmındekı cocuklara gore daha kaygılılar.Buda sehırdekı cocukların bazı ımkanlar yonunden kırsal kesıme gore onde olmalarındandır.Demek ıstedıgım gezıler, oyun alanları vs.Koyde veya kırsal kesımde elımızden geldıgınce genclık spor mudurlugu vasıtasıyla ogrencılerın daha cok yerler gormesı gezılere katılması saglanmalıdır.bu sayede cocukların ozguven kazanmalarına yardımcı olursa.Eger cocukların kendı ıcındekı sorunlarını yenersek egıtıme aynı bılgı sevıyesınden baslamalarını saglarsak,ozguven kazandırır ve dersın hıc korkulmaması gereken bır ders oldugunu basıt orneklerle anlatırsak bu sorunların mınımum duzeyde olacagına ınanıyorum.
Osman güzel yerlere değinmiş.Özgüven her alanda olduğu gibi matematik alanında da gereklidir.Matematiğe ilk aşamada birebir öğretmen veya velilerin öğrenci ile özel ilgilenmesi de daha başarılı olacaktır diye düşünüyorum.
matematik soyut bi kavram olduğu için öğrenciler matematikten korkuyor ve okul öncesi dönemlerdede hep matematiğin zor oldugu söylenerek bir ön yargı oluşturuluyor.
Makalemizde Afyonkarahisar da 510 ilköğretim beşinci sınıf öğrencisinden oluşan bir örnekleme tarama yöntemi uygulanmıştır bu taramada iki ölçme aracı kullanılmıştır.Birincisi ŞENTÜRK ün oluşturduğu (İÖYMKÖ) İlköğretim öğrencilerine yönelik matematik kaygı ölçeği, beş faktörlü bir ölçme aracı olup makalede araştırma sonuçları test istatistikleri ile gözler önüne serilmiştir ikinci de AŞKAR ın geliştirdiği (MTÖ)matematik tutum ölçeğidir. Yapılan araştırma Afyonkarahisar ile sınırlı olmayıp ülke genelinde yani tüm bölgelere yayılsaydı çok daha güvenilir sonuçlar ortaya çıkardı.Matematik kaygısı matematik dersindeki başarısızlıktan mı oluşur,yoksa matematik dersindeki başarısızlık matematik kaygısının bir sonucu mudur şeklinde iki durum karşılaştırılmış elbetteki bu iç içe olan bir durumdur bu iki durumun birbirini etkilediği aşikardır.Matematik kaygısının öğrencideki matematik başarısını engelediği gibi öğrenci olmayan kişiler arasında bile para sayma banka hesabını kontrol etme iş yükünü paylaştırma gibi günlük işlerde de aksaklıklara sebebiyet vermektedir.Matematik kaygısı çok yönlü bir yapı olup korku,tasa, gerginlik gibi kavramlarla iç içedir.DAVARCIOĞLU nun yaptığı araştırma bence makalenin can alıcı noktasıdır çünkü korkuyu anında hissedebilen heyecan duygusu olarak açıklamış ve korkunun bedensel tepkilere dönüşüp titreme, kızarma, nefes alamama,kalp çarpıntısı gibi durumlar olarak bedensel şekilde açığa çıkması ile matematik kaygısını oluştuğunu belirtmiştir ki durum bu şekilde bir koşulanmaya varmş bir klinik vakaya dönmüşse orda artık ne eğitimden ne de matematik başarısından söz etmek mümkündür.Dünyadaki en masum uğraş matematiktir lütfen onu bir katile dönüştürmeyelim onu sevdirelim.
özlem seninle aynı düşüncedeyim. Bu kadar güzel bir uğraş olan matematiği öğrencilere sevdirmeliyiz ve onlarda oluşabilecek kaygıyı minumum noktaya indirmeliyiz.
Bu konuda bende sizinle hemfikirim hocam. Matematik ilimin kalbi iken kaygılar ile ilim ögrenmeyi ğüçlendirmek doğru değil. Bu konuda kaygıları azaltmak biz eğitimcilerin görevi olduğu kanısındayım
Bu konuda bende sizinle hemfikirim hocam. Matematik ilimin kalbi iken kaygılar ile ilim ögrenmeyi ğüçlendirmek doğru değil. Bu konuda kaygıları azaltmak biz eğitimcilerin görevi olduğu kanısındayım
Ögrencilerin matematigi ögrenmede çektikleri güçlüklere neden olan pek çok faktör vardır.Bu makalede yapılan araştırmalara göre ögrenme stilleri,cinsiyet,ögrencilerin özgüven eksikligi,matematige yönelik tutum,ögretmenlerin matematik alan bilgisi gibi birçok faktör ögrencilerin matematik ögrenimine etkili oldugu görülmüştür.Araştırmada genel tarama yöntemi kullanılmıştır.Bu araştırmada örnekleme yöntemi olarak da uygun örnekleme yöntemi seçilmiştir. Araştırma toplam 510 ilköğretim beşinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır.Matematige karşı duyulan kaygı üzerinde araştırma yapılmıştır.Kaygı birçok şeyi başaracakken başaramamıza sebep olan etkenlerden biridir.Matematik ögreniminde yaptıgımız kaygılardan dolayı çogu soruyu çözemiyoruz.Kendimizi başarısız olarak görüp matematikten soguyoruz.Matematik dersinde başarısızlıgın tek nedeni kaygı degildir.Matematik kaygısı üzerinde etkili olan birçok alt faktör vardır.Bu faktörler:cinsiyet,matematik dersinde başarı durumu,bu derse yönelik tutum ve ögretmendir.Bana göre kaygının en önemli alt faktörlerinden biri ögretmendir.Ögretmen hem kaygıyı ortadan kaldırabilir hemde ögrencilerin matematige karşı tutumunu degiştirebilir.Matematigi sevdirmek,kolaylaştırmak daha anlaşılır bir ders haline getirmek biz ögretmenlerin ve ögretmen adaaylarının elinde.Kaygıyı tamamen ortadan kaldıramayız ama ögrencilerin özgüvenlerini yerine getirirsek bu kaygı azalabilir.Matematik kaygısının alt faktörleri detaylı bir araştırma yapılarak bulgular sunulmuştur.İlkögretim 5.sınıf ögrencilerinin matematik kaygılarının genelinde yerleşke degişkenine göre farklı oldugu görülmüştür.Şehirde ögrenim gören ögrencilerin kaygıları daha azdır.Diger alt faktör cinsiettir.Kız ögrencilerin kaygısının daha düşük oldugu görülmüştür.Matematik dersinde ögretmenin rolü matematik dersini svip sevmeme içinde bulgular vardır.Önce ki cümlelerimde de bahsettigim gibi matematik kaygısının giderilmesinde ögretmenin rolü büyüktür.Ögretmenin dersi anlatım biçimi,ögrenciye karşı tutumu,sınıfa hakimiyeti,pedagojik bilgisi,alan bilgisi matematigi sevme,anlama ve kaygıyı ortadan kaldırma yolunda çok önemlidir.Matematik ögrenimi tam ögrenimi tam olarak 5.sınıfta başlar ama 8.sınıfta gelişir.Sadece 5.sınıf degil 6,7,8. sınıflar üzerindede çalışmalar yapılmalıydı.8.sınıf ögrencilerinin sınav kaygısı matematigi nasıl etkiler.Bunun üzerine de çalışma yapılabilirdi.
Aynen sana katılıyorum.8.Sınıf önemli bir sınıftır.Sonuçta liseye geçiş aşamasındaki öğrenciler var ve bunların sınav kaygısı daha yüksek oluyor.Matematiğe karşı olan ilgileri de kaygıları da farklı oluyor.O nedenle 8.sınıflar hakkında da bir araştırma yapılabilir.
Ayşe Mukaddes ve büşra 8.sınıflar için ayrı bir araştırma yapılması gerektiği konusunda size katılıyorum Ve hatta 12.sınıf öğrencileri için de yapılmalı...
Makalede kaygının türleri açıklanmıştır..Makale örneklem olarak Afyon ilindeki ilköğretim 5.sınıf öğrencilerini seçmiştir. Bence ülkemizin diğer bölge illerindende örneklemler seçilmeliydi.Böylelikle kapsam geçerliliği açısından daha iyi olurdu.Kaygı sınıf farkı arttıkça azalıyor mu artıyormu onudagörmüş olurduk.Ayrıca kız erkek arasındaki kaygı gibi verileri açıklamışken keşke nedenleri de incelenip araştırmaya konulsaydı. Kırsal kesimdeki öğrencilerin kaygıları daha çok çıkmıştır. katılabilirim buna çünkü kırsal kesimdeki öğrenci olanakların sınırlı olmasından dolayı okumayı tek çare olarak görmektedir.Yapamama ,başaramama korkusu öğrencide kaygıya sebep olmaktadır. Araştırmanın bulgularında ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin matematik kaygılarının cinsiyete göre farklılığı incelenmiştir. Bulgular, matematik kaygısında genel ortalamalar arası farklılığa bakıldığında kız öğrencilerin matematik kaygı düzeylerinin erkek öğrencilerinkine göre anlamlı düzeyde düşük olduğunu göstermektedir.AMA Sonra iki kişinin bu bulguların tersini söyledği görülmktedir.(Dursun ve Bindak)yani net bilgi yoktur.Bunların dışında güzel bir makale olmuştur.Umarım daha genişletilmiş olarak araştırma tekrar yapılır.
matematik derslerine olan kaygının ve korkunun nedenininin kendi makale yorumumda yaptığım gibi öğretmen etkenli olduğunu düşünüyorum.. Bu çerçeveden bakıldığında yapılan araştırmalarda gözlemlenen tablo tamamen coğrafik bölgelerin belirleyici ve büyük bir etken olmadığı görülür.. kırsal veya kentsel yaşamın yaratığı olanakları ele alacak olursak ,kırsal bölgelerde öğrencinin öğretmen seçme şansının olmadığı ve buna nazaran kentsel bölgelerde böle bir imkanın olduğu bulguların yönünü ve sonucunu büyük ölçekle değiştirecektir. özet olarak söyleyecek olursak öğrencilerin tutumları yine öğretmenin davranış tutum pedagoji ve alan bilgisine bağlı olacaktır.
Bu makalede 5.sınıf öğrencilerinin matematik kaygılarının bazı değişkenler açısından incelenmiştir.Bu kaygıların cinsiyetin,öğrenim görülen yerleskenin,matematik dersine karşı duyulan ilginin ve öğretmenin etkili olduğu belirtilmiştir.Şehirdeöğrenim gören öğrencilerin kırsal kesimlere göre matematik kaygıları daha düşuktür.Matematik dersini sevenin,sevmeyene göre kaygısı daha düşüktür.Öğretmenin tutumu da çocukların matematik kaygılarını etkiliyor.Öğretmenin notu tehdit unsuru olarak kullanan öğrencilerin matematik kaygıları daha yüksektir.Bence matematik kaygısını yok etmek için eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalıdır.Öğretmenin matematiği sevdirmeleri gerekmektedir.Matematiğin önemini öğrencilere kavratmalıdır. Velilerin de çocuklarıyla ilgilenmesi gerekmektedir.Öğretmenin soru sorduğunda öğrenciye bağırmaması anlamadıysa tekrar tekrar anlatması gerekmekaygılaBöylelikle matematik kaygısını azaltmış oluruz.
Ebru arkadaşıma katılıyorum. .Bence matematik kaygısını yok etmek için eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalıdır.Öğretmenin matematiği sevdirmeleri gerekmektedir.Matematiğin önemini öğrencilere kavratmalıdır.
Ebrucum söylediklerine katılıyorum.Bu matematik kaygısını ortadan kaldırabilmek için öncelikle bir öğretmenin yapması gereken şey matematiği öğrenciye sevdirmek olmalıdır.
Makale 5. Sınıflar üzerindeki araştırma yı anlatmakta. Benim düşüncem ise araştırmaların daha üst sınıf ve daha büyük yaş grubunu ele alması yönünde. Çünkü yaş ilerledikçe gelicek kaygısı ile derslerin üzerindeki kaygıda artmakda ve onlar için çözüm yolu bulunması taraftarıyım. Lakin makalede bahsedildigi gibi en önemli rol ögretmenlerde. Ögretmenin takıldıgı tutum olumsuz olabilecegi gibi olumlu yöndede olacaktır. Kaygıları yok etmek biz ögretmenlerin elindedir. İşe sevgi ile başlayabilir ve eglenceli kılabiliriz.
Ayşe arkadaşıma tam olarak katılmıyorum. Bu kaygı daha küçük yaşlarda yani 5. Sınıftan itibaren incelenmelidir. Çünkü öğrenciyi bu dönemde doğru eğitip doğru pekiştirdiğimiz zaman matematiğe yeni bireyler kazandırmış oluruz.
ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin matematik kaygısında yerleşkeye, cinsiyete, matematik dersini sevip sevmemeye, öğretmenden memnun olup olmamaya, matematik notunu tehdit olarak algılayıp algılamamaya ilişkin farklılıklar incelenmiştir.Aslında Matematiğin günlük yaşamda karşılığının az olması öğrenmeyi olumsuz etkilemektedir.Öğrenci öğrensem ne kazanırım ki sorusuna net bir cevap bulamamasından dolayı matematiğe karşı antipatisi( matematiği sevmenin tam tersi düşünce hal ve davranışlar içerisinde) oluyor.ayrıca kırsal alandaki yetersizlik başlı başına bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.Bazen matematik öğretmeni yerine farklı branştan hocalar derse girebiliyor.Ayrıca öğretmen memnuniyeti öğrenci üzerinde en fazla etkiye sahip olan etkendir.
Öyle güzel özetleyip öyle güzel tespitlerde bulunmuşsun ki sana katılmamak, seni tebrik etmemek elde değil. Hele ki antipati kelimesini sözcük dağarcığıma kattığın için çok müteşekkerim sana canım kardeşim, esenle kal sağlıcakla.
Makalede öğrencilerin matematik kaygısı incelenmiştir.benim için önemli nokta bu kayginin ilköğretim 5.sinifta incelenmesidir.cunku öğrenciyi bu dönemde ya kazanırsın yada kaybedersiniz.basariya karşı aşağılık döneminde olan çocuğun matematik kaygısına dikkat edilmelidir.cunku öğrenciyi bu dönemde doğru eğitip doğru pekiştirdiginiz zaman matematiğe yeni bir birey kazandırmış olursunuz.bu dönemdeki öğrenciye başarı duygusunu hissettirilmelidir.ve başarının verdiği haz bütün hayatina yerleştirmis oluruz.
Kesinlikle sana katılıyorum öğrencinin kaygısını küçük yaşta tespit etmemiz gerekiyor ve onunu kaygılarını öğrenerek ve çözüm yolları bularak bir birey daha kazanmış oluyoruz.
Makale örneklem olarak Afyon ilindeki ilköğretim 5.sınıf öğrencilerini seçmiştir. Araştırma toplam 510 ilköğretim beşinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Matematik'e karşı duyulan kaygı üzerinde araştırma yapılmıştır.İlköğretim beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu tarafından matematik dersinin sevildiği görülmüştür. İlköğretim beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu öğretmenlerinden memnun olduğu tespit edilmiştir.Buda açık bir delildir ki öğrenci öğretmeni sever ve ona yakın hissederse kendini rahat hissederse kaygı azalır derse sevgi ve ilgi artar.İlginin artması meşguliyeti arttırır oda yanında başarıyı getirir. 5.sınıf öğrencilerde özellikle kırsalda not tehdidi kaygıyı arttırır ve başarı azalır.Bunun öncelikli sebebi velinin öğrenci üzerindeki tehdit vari baskılarıdır.Çocukların bu yaşlarda aile reisinden çekinmesi ve başarısızlık durumuyla önlerine çıkmaktan korkmalarıdır.
Bu makalede matematik kaygısının öğrenciler üzerindeki etkisi üzerinde durulmuş Afyon ilimizde 510 5.sınıf öğrencisi üzerinde yapılan araştırma ve incelemelerde matematiğe karşı duyulan korkunun matematik başarısını düşürdüğü anlatılmış.Biz de bu yollardan geçen bir birey olarak kesinlikle katılıyorum şu an matematik öğretmenliği okuyor olmamız bizimde matematikten korkmadığımız korkmayacağımız anlamına gelmiyor zaten en önemli sorunda bence burada başlıyor.İlerde matematik öğretmeni olarak atandığımızda öğrencilerimizde matematikten korkmayın diyerek ne kadar inandırıcı olacağız bilemiyorum.Çünkü matematik öğretmenliği bölümünde okuyan öğrenciler olarak bizimde bir kısmımızda matematik kaygısı ve korkusu elbette var o yüzden bence sorunu çözmek için öncelikle üniversitelerde matematik bölümünde ve ya matematik öğretmenliği bölümünde okuyan öğrencilerin matematiğe karşı olan endişeleri giderilmelidir ki öğrencilerinide buna inandırabilsin...
Aynen sana katılıyorum.Bazen dersten geçemem,anlayamam,yapamam diyoruz.Biz bile çoğu kez zorlanıyoruz ve endişeleniyoruz.Bizim endiselerimiz giderilirse daha yararlı birer öğretmen adayı olacağımızı düşünüyorum.
Aynen sana katılıyorum.Bazen dersten geçemem,anlayamam,yapamam diyoruz.Biz bile çoğu kez zorlanıyoruz ve endişeleniyoruz.Bizim endiselerimiz giderilirse daha yararlı birer öğretmen adayı olacağımızı düşünüyorum.
Gizem arkadaşıma katılıyorum.Bencede biz matematik öğretmenleri adayları içinde çok önemli bir sorun matematik kaygısı biz bunları kendimiz aşamazken öğrencilerimizi nasıl ikna edeceğiz o yüzden bencede bizim için de çözüm önerileri bulunmalıdır.
Evet Gizem. Matematik okuyoruz ama kaçımız bu bölümü seviyor? Kaçımız seve seve mesleğini yapacak? Kaçımız öğrencilere en iyi şekilde bir şeyler öğretebilmek için cabalayacak? Matematikten korkan toplum olmamız bizi bunlara sürüklüyor. Matematiği sevmekle başlar başarılar. Umarım bundan sonraki eğitimci arkadaşlarım sadece matematiği öğretmek değil sevdirmek ve bu kaygıları bitirmekle başlar işe.
Gizem arkadaşımın yazdıklarının tamamına katılıyorum.Bencede biz matematik öğretmenliği bölümünde okuyanlar olarak öncelikli olarak bizim korkularımızın ve kaygılarımızın giderilmesi için çözüm önerileri bulunmalıdır.
Makalede matematik kaygısının endişelerinin korkularının öğrenciler üzerindeki ve matematik başarısındaki etkileri araşrtırılmış ve incelenmiş.5.sınıf öğrencileri üzerinde çalışmalar yapılmış ve bir takım nedenler ortaya atılmıştır.Bu nedenler arasında bana göre en çok sorun teşkil eden kırsal kesimlerdeki öğrencilerin matematik kaygısının şehirdeki öğrencilere oranla daha fazla olmasıdır.O yüzden kırsal kesimlerdeki imkanlar kesinlikle iyileştirilmeli gerek öğrencilere matematiği sevdirmek adına gerek matematik başarısını arttırmak adına çeşitli araştırmalar yapılmalı ve çözüm önerileri sunulmalıdır.Ayrıca matematik korku ve kaygısının sadece ilköğretim lise öğrencilerinde değil biz üniversite öğrencilerindede bulunuyor.Hele ki biz geleceğin matematik öğretmenleri olarak biz bile yeri geldiğinde birtakım korkular yaşıyoruz.Bence üniversitelerin matematik bölümü öğrencileri içinde matematik kaygısını azaltmak adına çözüm önerileri bulunmalıdır...
Kübracm haklisin bence de bizlerde de matematiğe karşı ve nasıl anlaticagimza karşı on yargı var en azından nasıl anlatmamız gerektiği konusunda kendi matematik derslerimzin dışında ders verilmeli
makalemizde kaygının temel kaynakları başlıca öğrenme stilleri, cinsiyet, ailelerin destek eksikliği,öğrencilerdeki öz-güven eksikliği matematik kaygısı, matematiğe yönelik tutum,öğretmenlerin matematik hakkındaki inançları, çevre, öğretmenlerin matematik alan bilgisi,pedagoji-öğretim bilgisi öğrencilerin problem çözme becerileri gibi etkenler olduğu belirtilmiştir.matematik kaygısının matematik öğrenimi ve öğretimindeki en önemli problemlerin başında yer,aldığı belirtilmektedir.kaygının bireylerin sahip oldukları duyuşsal davranışlar arasında yer alan ve öğrenmeyi etkileyen faktörlerden biri olduğunu belirtmişlerdir. metamatik kaygısı artık sadece ilköğretim öğrencilerinde değil üniversite öğrencilerinde de görülmaktedir. hatta günlük hayatta para sayma, banka hesabını kontrol etme, satış fiyatını değerlendirme gibi konularda bile gerginlik oluşturmaya başlamıştır. Öğrenciler üzerinde rahatsız edici bir durum olan matematik kaygısının öğrencinin dersten korkmasına, zamanla ders ile ilgili etkinliklere katılmamasına, panik ve tedirginlik oranının artmasıyla da öğrenme oranının düşmesine ve sürekli başarısızlık haliyle matematikten nefret etmesine neden olduğu ifade edilmektedir.burada kaygı mı matematik öğrenimini zorlaştırıyor yoksa matematik öğretimi mi kaygıyı arttırıyor kesin cevap verilemiyor.Öğrenciler üzerinde rahatsız edici bir durum olan matematik kaygısının öğrencinin dersten korkmasına, zamanla ders ile ilgili etkinliklere katılmamasına, panik ve tedirginlik oranının artmasıyla da öğrenme oranının düşmesine ve sürekli başarısızlık haliyle matematikten nefret etmesine neden oluyor.yapılan araştırmada şehirdeki öğrencilerin kırsal alandaki öğrencilere oranla kaygı düzeylerinin daha az olduğu gözlenmiştir.yine başka bir bulgu olarak kız öğrencilerin kaygı düzeyinin erkek öğrencilerden daha az olduğu saptanmıştır.ayrıca matematik dersini sevdiğini belirtenler lehine olduğu;yani, matematik dersini sevdiğini ifade eden öğrencilerin matematik kaygı düzeylerinin matematik dersini sevmediğini ifade eden öğrencilerinkine göre anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu belirlenmiştir.sonuç olarak Matematik kaygısında, matematik dersine yönelik tutum, öz-güven, alan bilgisi, öğrenme ve sınav önemli biryere sahiptir. Bununla birlikte matematik kaygısında ve matematik kaygısının bu alt faktörlerinde önemli olan başka değişkenler de ortaya çıkmıştır. Bunlar; öğrencinin öğrenim gördüğü yerleşke (kırsal, şehir), cinsiyet, matematik dersini sevip sevmeme, öğretmenden memnuniyet, not tehdidi algısı matematik kaygı puanlarında farklılık görülen değişkenlerdir. Ayrıca; matematik notu, genel not ve matematik dersine yönelik tutum gibi etkenlerin de matematik kaygısıyla ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır. tüm bunlar göz önüne alındığında çözüm olarak Şehir ve kırsalda eğitim gören öğrencilerin matematik kaygısındaki farklılığı azaltmak için; öğrencilere öğrenim gördükleri yerleşim yerini gözetmeksizin eşit eğitim-öğretim imkânları sağlanabiir.Öğrencilerin matematik kaygısında cinsiyete yönelik farklılıkların giderilmesi için; sınıf öğretmenleri cinsiyete ilişkin kıyaslamadan kaçınabilir, kız-erkek ayırt etmeksizin her öğrencinin soruları ile aynı titizlikte ilgilenebilirler.Matematik dersine duyulan ilgiye göre matematik kaygısındaki farklılıkların giderilmesi mümkün olmayabilir.Bu nedenle sınıf öğretmenleri, bütün öğrencilerinin matematik dersine ilişkin ilgili olmaları konusunda daha hassas olabilirler. Kısacası matematik dersini sevmeyen öğrenci sayısının azaltılması için gerekli önlemleri alabilirler.Matematik kaygısında öğretmen memnuniyetinden kaynaklanan farklılıkların giderilmesi için; sınıf öğretmenleri öğrencilerin memnuniyetini sağlayacak tedbirler alabilirler. Örneğin; konuları somutlaştırarak öğretmeyi tercih edebilir, öğrencileri ile etkili iletişim kurabilirler.
cözüm önerileri konusunda haklısın sena basaran bencede gerekli önlemler alınmalı ve verdiğin örnekteki gibi konular somutlastırılarak öğrenme gerceklestirilmelidir.
Sena sana katiliyorum ,ogretmenin sadece cinsiyet degil her konuda ayrim gozetmeksizin her ogrenciye esit davranmasi gerekir bunun yaninda diger yazdiklarinada katiliyorum
5.sınlarda matematik kaykısı makelede ele alınan faktörlerin etkisi olduğuna bendende kartılıyorum.yerleşkeye göre matematik kaykısının çocuklar üzerinde etkisi olup kırsalda eğitim gören öğren cilerin ilerki sınıflarda şehirde okumaya başladıklarında öğrencilerde cekingenliğin artması,şehir öğrencilerin küçümsemelerinden kendi öz güvenlerini kaybedip matematik kaygısını artacağını düşünüyorum.Diğer föktörlerin etkiside matematik kaygısı vardır
Çok doğru söylüyorsun Abdullah kardeşim, kırsalda yetişmiş köyünde kasabasında yetişerek herkesi tanıyan bir öğrenci özellikle ilk kez farklı bir ortama girdiğinde belki de çekinecektir. Arkadaş ortamındaki bu çekingenliği derslerine de olumsuz etki yapabilecektir. Bunu da göz önünde bulundurup ona göre hareket edebiliriz.
Makalede beşinci sınıf öğrencilerine yapılmış nicel bir araştırmadan bahsediliyor.Matematik kaygısını ve öğrencilerin başarısızlıklarına sebep olan faktörleri ele almış t testi ve pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı kullanılmıştir. Öğrencilerin öğrenme stilleri,cinsiyet,matematik kaygısı,matematik tutumu gibi faktörler arastirilmistir. köyde ki öğrencilerin şehirdeki öğrenciler e göre kaygısı daha fazladır kız öğrencilerin de erkek ogremciler3 göre daha azdır öğrenmeye etki eden olumsuz faktörlerde hocanın not la korkutması,matematiği seven ve sevmeyen öğrenci arasındaki fark öğretmenden memnun olup olmama öğrencinin derse ilgisi gibi konuların bu kaygıyı nasıl etkilediği arastirilmisti Öğretmenler ise bu kaygıyı azaltmak için bisiler yapmalıdır öğrenciyi derse odaklamak yada öğrenci performansını arttırmak için derslerde materyal kullanıp dersi somutlastirilmalidur bence makalenin eksikligi her kademeye uygulanabilirdu çünkü matematik ulkemizde ve sehirmizde çok ta başarılı olunamayan bir ders bunun icn daha geniş bir araştırma yapilabilirdı yapılan diğer araştırmalar ise gayet güzel çalışmalardı
Bence 5. sınıf öğrencilerine yönelik olması mantıklı. Makalede de belirtildigi gibi alt kademelerdeki tutum başarı üst kademelere yüksek oranda etkisini gösteriyor. Bu yüzden orneklemin küçük yaşlardan seçilmesi, bulunan çözüm yollarının uygulanmasi daha kalıcı bir başarı,matematige olan tutumu değiştirici niteliktedir
Bu makalede matematik kaygısının öğrenciler üzerindeki etkisi üzerinde durulmuş Afyon ilimizde 510 5.sınıf öğrencisi üzerinde yapılan araştırma ve incelemelerde matematiğe karşı duyulan korkunun matematik başarısını düşürdüğü anlatılmış.Öğretmenin de bu başarıda ve başarısızlıkta etkisi vardır. Öğretmenini seven öğrenciler sevmeyenlere göre daha başarılı ya da not tehdidi yaşayan öğrenci başarısız olmaktadır. Yapılan araştırmada matematik notları yükseldikçe öğrencilerin matematik kaygılarının azaldığı, şehirde öğrenim gören öğrencilerin kırsal kesimde öğrenim gören öğrencilerden daha başarılı olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.İlköğretim beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu öğretmenlerinden memnun olduğu tespit edilmiştir.Buda açık bir delildir ki öğrenci öğretmeni sever ve ona yakın hissederse kendini rahat hissederse kaygı azalır derse sevgi ve ilgi artar.İlginin artması meşguliyeti arttırır oda yanında başarıyı getirir. 5.sınıf öğrencilerde özellikle kırsalda not tehdidi kaygıyı arttırır ve başarı azalır.
Yorumuna katılıyorum Mehmet kardeşim çünkü düşününce biz de futbolda birbirimize verdiğimiz güven ile finale geldik 😊 Öğretmenin öğrenciye vereceği güven, rahatlık ve sevgiyle derse ilgisinin artmasını sağlayarak matematik başarısına olumlu etki edecektir.
Aynen dediğiniz gibi öğrenci ile öğretmen arasında ki ilgi iletişim çok önemli mesela bir öğrenciye ilgi göstermemek öğrenciyi derse karşı bi onyargi tutumuna girnesine sebebi olabilir bu yüzden onemli
hepimiizin bildiği gibi çoğu insanın yaşadığı matematik kaygısı günümüzün büyük bir sorunudur.Bu sorunun kişiden kaynaklı olduğunu ve kişiyle beraber ailesinin çevresinin ve bence en önemlisi matematik öğretmeninin büyük etkisi yadırganamaz tabikide . Bilinçli bir matematik sayesinde (yani alanında uzman ) matematikten aşırı korkan bir öğrenciyi için bile kaçınılmaz bir nimettir sonuçta öğrenci öğretmenle birlikte tüm ön yargısı gidebilir.Yada tam terside olabilir tabiki matematikteki tüm başarısızlığı kaygıdan dolayı diyemeyiz matematiği etkileyen çok farklı faktörler vardır -.Örneğin cinsiyet , matematik dersine yönelik tutum vs dir.Bu sebepten dolayı matematik öğretmenlerimize çok iş düşüyor.Alanında uzman matematiğe karşı tüm ön yargıları yıkabilecek öğretmen adaylarına ihtiyacımız vardır.
bencede öğretmenlerin bu konuda daha özverili bir sekilde davranmaları gerekmektedir.öğretmen bu yolda en buyuk etkenleren bridir.cocuklar daha cok matematiği sevmelerini öğretmenlerini sevmelerine baglıyor ve ilgilerini cektiği için daha cok matematiğin ustune dusuyorlar.
Rümeysa canım katılıyorum sana. Dediğin gibi alanında uzman öğrencinin matematiğe karşı önyargısini silebilecek öğretmenlere ihtiyacımız var. Sen atanınca bu ihtiyaç bı tane eksilecek mükemmel arkadaşım:)
makaledeki matematik kaygısının öğretmen ve eğitim yapısından kaynaklanan sebeplerin yanı sıra öğrencinin kendisinden ve cevresinden de kaynaklanabileceği acık ve nettır.öğretmenleri ele alırsak oteriter öğretmen metodu,olumsuz öğretmen tavırlarının ve bunun yanında matematik öğretmenlerinin kaygı düzeylerini de düşünecek olursak tüm bunların öğrencilerin basarı kaybına ve matematik kaygısına neden olan etkenlerden oldugunu dusunuyorum.hatta bu konuda yapılan arastırmaların oldugu da bilinmektedir.Öğrencilere gelecek olursak cocukların psikolojik durumu,matematiğe olan tavrı ve ailenin sergilediği tutum ve davranısların öğrencilerin matematiğe olan bakıs acılarını degiştirip matematiğe karsı bir ön yargı olusturmalarına yol acacaktır.Ayrıca yas faktörüde tüm bu kaygılara neden olabilir.yani öğrencilerin ergenlik cagında daha belirgin kaygılar tasımaları konusuna da değinmek mantıklı geliyor bana.benim bu konu hakkındaki düşüncem aşırı kaygılı öğrencilerin rehberlik servislerine yönlendirilmesi sağlanarak bilişsel tedavi yoluna gidilmesi gerektiğini düşünüyorum.bunun yanında öğretmen ders içinde ve dısında her öğrenciye mümkün oldugunca eşit söz hakkı ve sorumluluk vermeye calısmalıdır.Derslerde sert,asağılayıcı ve kaba davranıslardan kacınılması ve dikkat edilmesi gerektiğinın asırı önemli oldugunu da vurgulamak isterim.
Beyzacım makale hakkında yaptığın yorum çok ilgimi çekti açıkcası değindiğin konular gerçekten ciddi konular hele ki bir öğretmenin öğrencisine karşı yaklaşım biçimi kötü söz ve hakaretten ibaretse öğrencide de pek suç aranmamalı
Makalede matematikten kaynaklanan kaygıların , endişelerin, korkuların ve bir çok olumsuz etkenlerin öğrenciler üzerindeki ve matematik başarısındaki etkileri araştırılmış ve incelenmiştir. Bunlar sonucunda matematik kaygısının oluşmasında yerleşke,cinsiyet, dersi sevip sevmeme ,öğretmene karşı ilgi gibi faktörler ortaya çıkmıştır. Bana göre bu faktörler arasında en çok sorun teşkil eden faktör öğretmene karşı ilgi çünkü öğrencinin derse olan ilgisini, dersi anlamasını sağlayan kişi öğretmenidir. Burada bizede fazlasıyla görev düşmekte olup öğrencilere dersi sevdirmeli ve matematiğe olan kaygılarını araştırıp öğrenciye ona göre tutum sergileyerek öğrencinin ilgisini matematiğe çekmeliyiz.
Matematik kaygısı öğrencinin dersten korkmasına, zamanla ders ile ilgili etkinliklere katılmamasına, panik ve tedirginlik oranının artmasıyla da öģrenme oranının düşmesine ve sürekli başarısızlık haliyle matematikten nefret etmesine neden olur.Matematik kaygısı son yıllarda ilköğretim öğrencilerinden üniversite öğrencilerine kadar yaşanan yaygın bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır.Bu yüzden matematik kaygısını azaltmak ve matematiği öğrencilere sevdirmek için çeşitli çalışmalar yapılmalıdır.Matematik kaygısındaki alt faktörlerden matematik dersine yönelik tutumdan kaynaklanan kaygıda,alan bilgisinden kaynaklanan kaygıda ve sınav kagısında da şehirde öğrenim gören öğrencilerin kaygı düzeylerinin kırsal bölgede öğrenim görenlerinkine göre düşük olduğu görülmüştür.Bu yüzden kırsaldaki okulların sosyo-ekonomik düzeyleri iyileştirilmeli daha iyi bir eğitim sağlanmalıdır.
Genel olarak matematik kaygısı, öğrencilerin başarısızlıktan korkmaları ve kendilerini yetersiz hissetmelerinden kaynaklanıyor. Bu durum da öğrencilerin matematiğe karşı tutumunu olumsuz etkiliyor. Geçen günlerde açıklanan YGS'de matematik ortalaması 5 mesela. Bu da gösteriyor ki ülkemizde matematik öğrenimi, öğretimi ciddi bir sorun. Makalede de değinildiği üzere matematik kaygısının oluşmasında çevre, aile, öğretmen gibi sebepler gösterilebilir. Öğrencileri sadece sınavlara hazırlamak mantığıyla matematik öğretilmemeli, onlara öncelikle bu dersi sevdirmeliyiz. Neden matematik öğrenmeleri gerektiğini, günlük hayatta nerelerde kullanabileceklerini öğretmeliyiz öncelikle. Karşılaşılacak sorunlara çözüm üretebilmeliyüz. Örneğin okulun imkanları kısıtlıysa ekonomik materyallerden faydalanarak öğrencilerin ilgisini çekip matematiği sevmelerini sağlayabiliriz. Öğrencileri sınavla notla korkutarak onları başarılı yapamayacağımızın da bilincinde olmalıyız. Araştırmada hoşuma gitmeyen cinsiyet üzerinden de bir çalışma yapılması. Bunun biz öğretmen adaylarına bir faydası olabileceğini düşünmüyorum. Baksana erkek öğrenciler daha ilgisizmiş, girdiğimiz sınıflarda ona göre hareket edip erkek öğrencilerin üzerine düşelim mi diyeceğiz yani? Ya da makalede öngörüde bulunduğu gibi Hadi Kızlar Okula kampanyasının bir sonucu olarak düşünerek Haydi Erkekler Okula kampanyası mı düzenlenmeli? Öneri kısmında ayrım yapılmamalı, kız-erkek öğrencilere eşit davranılmalı, denilmiş tamam güzel ama tersini yapan öğretmen zaten yoktur ya da yapan varsa da sırf bu ayrıntıya bakıp kendini düzeltmeyecektir. O yüzden bu şekilde değil de kız ya da erkek öğrencilerin kaygılarında, cinsiyetlerinin buna ne gibi durumlarda etkisi olduğu araştırılabilirdi.
makalede ogrencilerin matematik dersine karsi kaygılarindan bahsedilmiştir. Ele alınan grup 5. sınıf ogrencileridir. Matematik konularının artik daha detayına girdikleri bir sınıf üzerinde çalışma yapılması doğru olmuş. Makalede kaygıların nelerden olduğuna, ogrencinin bulunduğu yere göre değişip değişmediğinden bahsedilmiş. Cinsiyete göre kaygılar karşılaştırilmistir. Şehir ve kırsal kesimde eğitim gören öğrencilerin kaygı farklarına yer verilmiştir. Şehir de eğitim gören öğrencilerin kaygılarının daha az olduğu söylenmiştir. Cinsiyet konusunda ise kız öğrencilerin daha az kaygiya sahip olduğu gözlenmiştir.( Bana göre tam tersi ama tabi araştırma sonuçları var)
Öğretmenlere kaygılarin giderilmesi konusunda büyük görev düşmektedir. Derse korkuyla bakmalari önlenmeli, herkesin yapabileceği düsundurulmelidir. Notla korkutmak yerine derse ilgisini artıracak şeyler yapılmalı, veya artı puan verecek şeyler yaptirarak ogrenciyi şevklendirmeli.
Sana katiliyorum .Bencede ogretmenlerin gorevi buyuk dersi ogrenciye baski veya korkuyla degilde dikkat cekici veya sevdirici seyler yaparak isleyip onlarin aklindaki korkuyu yikip basarinin artmasinida saflamis olacaktir.
Bu makalemizde matematik kaygisinin, endise ve korkularinin matematik basarisi uzerindeki etkisi arastirilmis bu kaygi ve korkularin temelinde yatan cevresel ve kisisel nedenler belirlenmistir. Nedenlere bakildiginda ogrenme stilleri ,ailelerin destek eksikligi, cinsiyet, ogrencinin matematige karsi on yargili yaklasimi, matematigi sevmeme, ogretmenin pedogojik ogretim bilgisi v.b gibi nedenler siralanmistir. Bunun yaninda kiz ogrencilerin erkek ogrencilere gore matematik anlaminda daha az kaygili olduguda belirtilmistir. Bu nedenler disinda deginilen bi baska neden ise ogrencilerin yasamis oldugu yerleske konusu makaleye en cok katildigim nokta oldu bunu yasayan biri olarak ,kirsal kesimde yasayip orda egitim goren ogrencilerin matematik kaygilari sehirde egitim goren ogrencilere gore kesinlikle cok daha fazladir. Bunun temel nedeni ise bence ogretmenlerdir soyleki; ogretmenlerin derste surekli cocuklari asagilayici bi tutum sergilemesi, derse gerekli duyarliligi ve hassasiyeti gostermemesi çocuklarin derse karsi ilgisini ve motivasyonunu dusurur bunun sonucunda da zamanla çocuk matematikten korkar hale gelir.Bu gibi sorunlarin asilabilmesi için ogretmen her ogrenciye esit davranmali, kiyaslamadan kacinmali, derste guler yuzlu ve sabirli olmali, dersin daha akici ve eglenceli olabilmesi için egitici materyaller getirmeli ancak bu sekilde ogrencinin matematige karsi tutumunu degistirebilir.
Aynen katılıyorum sana canım:) eğitici materyallerle konular hem eğlenceli hemde somut bi hale geldiği için öğrenci eğlenerek ve öğrenerek konuyu daha iyi kavrar
Ben de zeynep sana katılıyorum öğrencinin matematik dersine karşı tutumlarını derse ilgisini öğretmen belirler.Öğretmen o dersi öğrencilere sevdirebilirse çocuk o derse karşı ilgi duyar.
Makalede ilköğretim 5. Sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki kaygılarının ilişkili olduğu bazı değişkenler incelenmiştir.Afyon il merkezi ve kırsal kesimde öğrenim gören 510 tane öğrenci bu araştırmaya katılmış ve araştırmada test,ölçeklerden yararlanılmıştır.Genel olarak baz alındığında matematik dersindeki başarısızlık şehir merkezi ve kırsal kesimlere göre farklılık göstermektedir.Şehirde okuyan öğrencilerin kırsal kesimde okuyan öğrencilere oranla matematik kaygısının daha düşük olduğu,diğer alt faktörlere göre ise matematik dersine yönelik tutum,özgüven,alan bilgisi ve sınav kaygısı açısından şehirde okuyanların daha düşük matematik kaygısı olduğu belirtilmiştir.Ayrıca kız öğrencilerin matematik kaygılarının erkek öğrencilere göre anlamlı bi şekilde daha düşük olduğu belirtilmiştir.5.sınıf öğrencilerinin not kaygısı ile akademik başarıları ve matematik dersine yönelik tutumları arasında orta düzeyde,negatif yönde ve anlamlı bir ilişki olduğu ortaya cıkmıştır.Öğretmenler bu konuda tüm sınıfın anlayabileceği somut yalın bir düzeyde eğlenerek ve öğreterek matematik derslerini anlatmalıdır.Bu şekilde hem tüm öğrenciler konuyu kavrar hemde kaygı ortadan kalkmış olur.
Öğrencilerdeki matematik kaygısının oluşmasına neden olan en büyük etkenler matematiğe karşı tutumları özgüvenleri alan bilgisi öğrenme ve sınavdır.bence öğrencilerin bu kaygılardan başa çıkmaları için yapması gereken en önemli şey matematiğe karşı olan olumsuz düşüncelerini değiştirmesidir.Öğrenciler matematiğe karşı olumsuz düşüncelerden kurtulunca matematikle daha çok ilgilenecek ve matematige karşı merak ićinde olacaklardır.böylece kaygıları azalmış olacaktır.Ayrıyeten kaygı seviyesi tüm herkeste aynı olmayabilir.kaygı seviyesini cinsiyet kırsal kesim matematik dersini sevip sevmeme öğretmenden memnuniyet not tehtidi algısına göre değişiklik gösterir
Makalelde bence şunu demektedir . Bütün hayatımıza en önemli etkiye sahip olan ve derslere bakış açımızı belirleyen ilkokul sınıf öğretmenleridir. Bunun için sınıf öğretmenlerinin iyi sınıf öğretmen Vasıf'larını bilip o şekilde derslerinde yön çizmelidir. Kırsaldaki öğrencilerde okulda, ailede imkanlar sıkıntı olmaktadır. Ama öğretmen de her şeyi devletten beklemeyip kendi çalışıp çabalayıp işini en güzel şekilde yerine getirmelidir. Çünkü kırsaldaki sıkıntıları göz önüne alıp daha çok çocuklarla ilgilenmeli ve dersinde kullanacağı çoklu zeka ile materyaller kullanmalı.. kendini sürekli geliştirmeli sınıf öğretmeni matematiği sevdirmesi için yeri geldiğinde müzik aletini kullanabilmeli vs Ve çocuklardaki kaygı heyecanı normal görüp çok sabırlı olmalı aksi halde geleceğimizin gençleri olan çocukları iyi yetiştirememiş oluruz. Bu da geri dönüşü çok zor olan bir yola girmiş olur. Temennim sınıf ve matematik öğretmenlerinin hatta diğer öğretmen adaylarınında mesleklerinin çok değerli bir meslek olduğunu farkında olup göreve adım atmaları ... Öğretmeneler hiçbir zaman şunu unutmamalıdır ki saatimi doldurayım maaşımı alayım şeklinde bakılacak bir meslek hele hiç değil... İnsanı yetiştirmek hiç kolay olmadığını farkındalığıyla bu taşın altına elini koymalıdır...
Matematige olan tutumu iyi ve kötü yönde degistirebilecek olan kişiler kesinlikle ogretmenlerdir. Bu yüzden iyi bir strateji geliştirilerek öğretim gerçekleştirilmelidir. Umarım bizler bu güce ,akla ,yaratıcılığa sahip olup matematige olan bu kaygıyı elimizden geldiğince degistirebiliriz.
Bu makalede ilkogretim 5. Sınıf ogrencilerinin matematik dersine karsi olan kaygilarinin bazi degiskenler acisindan incelemesi yapilmistir. Il merkezi ve kirsal kesimde yasayan ogrencilerin kaygilari arastirilmis ve kirsal kesimde okuyan ogren ilerinnkaygilarinin merkeze gore daha fazla oldugu belirlenmistir.Bence bu durumda ogretmenlerin büyük payi vardir.ogreticilerin ger durumda her koşulda ayni sekilde egitim cermeleri daha dogru olacaktir.Ayrica kiz ogrencilerin kaygisinin erkek ogrencilere gore daha az oldugu tespit edilmistir.Bu kaygilarinnonlenmesiyle ilgili oncelikle ogretmenlerinbdersi anlatiş yontemi ogrencilerin dikkatini cekmeye yonelik olmali,ogrencilerin uzeronde baski kurmadan , rahat kaygisiz bir odak seklinde olmalari onemlidir. Ogrencileron basarilari arttikcada kendilerine guven artacagi icin kaygida azalacaktir.Bu yuzden dersi ogrenciye iyi anlatma ve başarıyı arttirma laygiyida etkileyecektir.Bununla beraber yapilan sosyal etkinlikler, cevreleriyle iletisim kurma gibi ders disi etkinliklerinde onemi bence büyüktür. Ogretmenlerinde bu konuyla ilgili etkinlikler yapip ogrencileri geliştirmesi farkli bir artıdır.Bu gibi sosyal etkinliklerde gebelde kirsal kesimlerden cok merkez kesimlerde yapildigi icin o konudada eksik kalmis olmalari hic acilmamis icine kapanik olup kendilerine guven eksik kalmistir buda olabilecek kaygilari dogurmus olabilir. Ayrica ogretmenlerin ogrencilere karsi daha rahat baskisiz daha sevecen ve yakin olmalari ogrencileri biraz daha rahatlatabiliyor.Bu sekilde olunca ogrenciler ogretmenlerini kendilerine daha yakin buldugu icin daha cok sevebiliyor .Ogretmenini sevdigin derste daha basarili olma ve kaygının azalmasi olayi bence vardir diye dusunuyorum .
öğrencinin öğrenim gördüğü yerleşke (kırsal, şehir), cinsiyet, matematik dersini sevip sevmeme, öğretmenden memnuniyet, not tehdidi algısı matematik kaygı puanlarında farklılık görülmesine neden değişkenler olarak tespit edilmesi, biraz ilginç buldum. matematik kaygısı için bu değişkenlerin çok az(çok nadir) etkili olduğunu düşünüyorum. bu konu da değiğşkenlerin matematik kaygısını öğretmen ve öğrencilerin el birliği ile ortadan kaldıracakları bir durumdur.
Makalede 5. Sınıf ogrencilerinin matematik konusunda kaygılarından bahsedilmiştir. Kirsal alan ve merkezi alanda yaşayan öğrenciler arasında kırsal alanda öğrenim gören öğrencilerin alehine kaygı sorunu daha fazladir.Burda sosyal hayat biraz daha etkiliyor ve şehirdekilerin daha olanaklı eğitim girmelerinin etkiside büyüktür.Ogretmenlerin bu konuda paylari büyüktür. Ayrıca kız ogrencilerin daha az kaygılı olduğu gözlenmiştir.Ama bu çok belirleyici bi kıyaslama değildir.Ogrencilere başarıyı tattirip onları daha mative hale getirmek çok olumlu olacaktır.Bu konuda da notla korkutmak yerine onları daha sosyal bireyler yaparak daha başarılı olmalarıni sağlamak önemlidir.
Semih arkadaşımın da bahsettiği gibi öğrencileri birşeyler zorlamak değilde; onlara yapacağı şeyi sevdirerek istekli hale getirerek yapmalarını sağlamak en temel etken olmali
Matematik kaygısının matematik öğretmeni ve öğretimindeki en önemli problemlerin başında yer aldığını belirtmektedir. Kaygının bireylerin sahip oldukları duyuşsal davranışlar arasında yer alan ve öğrenmeyi etkileyen faktörlerden biri olduğunu belirtmiştik. Matematik kaygısı öğrenciler kadar öğrenci olmayanlarıda tedirgin ve gergin etmektedir. Matematik kaygısı birçok bedensel belirtilere yani kalp çarpıntısı, yüzde kızarıklık, heyecana neden olmaktadır. İnsanları tedirgin etmektedir. Ayrıca öğrencilerin matematik kaygılarında öğretmeninde memnun olup olmamaya göre anlamlı farklılık olduğu öğretmeninden memnun olan öğrencilerin matematik kaygı düzeylerinin öğretmeninden memnun olmayan öğrencilerin kaygı düzeylerine göre daha düşük olduğu ifade edilmektedir. Araştırmaya göre yerleşkelerde kaygıyı etkilemektedir. Kırsal bölgeye göre şehirde olanların kaygısı anlamlı düzeyde düşük olduğu görülmektedir. Kız Öğrencilerin kaygısıda erkek öğrencilere oranla anlamlı düzeyde düşük olduğu görülüyor. Öğretmenlerin not tehdidi de kaygıyı etkilemektedir. Araştırmada öğretmeni seven ve sevmeyen, matematik dersini seven ve sevmeyen arasında istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu görülmektedir.
5.sınıf öğrencilerinin matematik dersine olan kaygi düzeylerinin belirlendiği bu araştırmada Matematik Kaygı Ölçeği ve Matematik Tutum Ölçeği olmak üzere iki farklı ölçek kullanılmıştır. İncelemenin iki başlık altında yapılması yanılma payını daha aza indirgemistir. 510 5.sınıf öğrencisi araştırma yapmak için yeterli bir orneklem sayisidir. Öğrencilerin %46.1 i kırsal bölgelerde eğitim goruyor olması 53.9 u da şehirde öğrenim gormektedir. Bu yuzdelerin birbirine yakın olması gerçekçi bir yaklaşım ortaya koyar. Öğrencilerin 4. Ve 5. sınıflardaki matematik başarısının 6. ve 7. sınıfları büyük oranda etkilediği belirtilmiştir. Bu nedenle arastirma orneklemini, üzerinde daha az araştırma inceleme yapılan 5.sınıf öğrencilerinden oluşturmuşlardır. Sonuçta matematik kaygısına neden olan etmenlerin: yaşanan yer,cinsiyet,matematik dersini sevip seçmene,öğretmenden memnuniyet,not tehdidi algisi,matematik dersine yönelik tutum olduğu gözlenmiştir.
Matematik dersi kadar on yargıyla ve korkuyla yaklaşılan başka bir ders yoktur herhalde.peki bunun sebebi ne?Altında birçok faktör yatıyor.Bunların birkaçından bahsedilmiş.Ben matematiği sevdirmede matematik öğretmeninin temel olduğunu düşünüyorum.Ve öğrenciye basitten başlayarak mutlaka başarı duygusu tattirilmalidir.boylece öğrenciler daha da başarılı olmak için gayret göstereceklerdir.sehirdeki öğrencilerin kaygı düzeyi daha düşük çıkmasının sebebi kırsal a göre daha rahat olmalarından kaynaklanıyor.ama kız erkek araştırması pek mantıklı gelmedi.cok kaygılı kız öğrencide olur erkekde..Ve kesinlikle çocukları not ile korkutmamali.Önemli olan not değil derse ilgi ve alakadir bence not sonra gelir.ki zaten severse gayret ederse not kendiliğinden gelir.buda kaygısını azaltır.
söylediklerinize tamamen katılıyorum ek olarak şunu da belirtmek isterim başarının ölçütü hiç bir zaman öğretmen olmamalıdır. her öğrenci kendi hızında ve zeka düzeyinde ilerleme katettiğinden başarı öğrencinin kendisiyle ölçülebilir. Buna istinaden sınıf içerisindeki kıyas durumları ve öğrenmede yavaş olan öğrencilerin başarısız olarak nitelendirilmesi matematik olmak üzere birçok dersten uzaklaşmasına ve doğal olarak antipatik yaklaşım sergilemesine sebebiyet verecektir.
Bildiğiniz gibi matematik çoğu öğrencinin öğrenmede güçluk çektiği bir ders.Peki bu neden kaynaklanıyor olabilir? Bana soracak olursanız bunun en büyük nedeni bence kendimiz.Çünkü her şey insanın kendisinde biter.Eğer siz matematiği yapacagınıza inanırsanız ne kadar zorlanırsanız zorlanın matematiğin üstesinden gelebilirsiniz. Yeter ki kendinize inanın.Bu makalede de bu konu hakkında bazı araştırmalar yapılmış.Yapılan araştırmalara göre öğrencilerin matematiği öğrenmede çektikleri güçlüklere neden olan pek çok faktör olduğu tespit edilmiş.Öğrenme stilleri, cinsiyet, ailelerin destek eksikliği,öğrencilerdeki özgüven eksikliği,matematik kaygısı, matematiğe yönelik tutum gibi etkenlerin öğrencilerin matematiği öğrenmesinde etkili olduğu iddia edilmiş.Matematik kaygısı gibi bir ifadenin son yıllarda ilköğretim öğrencilerinden üniversite öğrencilerine kadar yaşanan yaygın bir olgu olarak karşımıza çıktığı görülmüş.Bu matematik kaygısının öğrencinin öğrenim gördüğü yerleşke(kırsal,şehir),cinsiyet,matematik dersini sevip sevmeme, öğretmenden memnuniyet gibi faktörlerle ilişkili olduğu tespit edilmiş.Bu matematik kaygısını ortadan kaldırmak için öncelikle öğretmenlerimize çok büyük görevler düşüyor.Peki öğrenciler? Bence onlar da gerekli çabayı göstermeliler.
Makalede matematik öğretiminde kaygının bahşedilmiş. Kaygının ders öğrenmede etkili olduğunu Özellikle de Dersin başarı durumunu çok etkilediği ortaya çıkmıştır Kaygının oluşmadan birçok etken vardır Örnek verirsek Şehirde öğrenim gören öğrencilerin matematik kaygı düzeylerinin kırsal bölgede öğrenim görenlerinkine göre anlamlı düzeyde düşük olduğu, Kız öğrencilerin matematik kaygı düzeylerinin erkek öğrencilerinkine göre anlamlı düzeyde düşük olduğu, Matematiği sevdiğini ifade eden öğrencilerin matematik kaygı düzeylerinin matematiği sevmediğini ifade eden öğrencilerinkine göre anlamlı düzeyde düşük olduğu, Öğretmeninden memnun olduğunu ifade eden öğrencilerin matematik kaygı düzeylerinin öğretmeninden memnun olmadığını ifade eden öğrencilerinkine göre anlamlı düzeyde düşük olduğu, Öğretmeninden not tehdidi algılamadığını ifade eden öğrencilerin matematik kaygı düzeylerinin öğretmeninden not tehdidi algıladığını ifade eden öğrencilerinkine göre anlamlı düzeyde düşük ortaya cikmistir. Yani kısaca söylemek gerekirse kaygının oluşmaması için öğretmen en büyük etkendir
Öğrencilerin matematik öğretmenlerine yönelik olumsuz görüşlerinin artması matematik korkularının yükselmesine neden olabilir yorumu yapılabilir. Korelasyon katsayısının neden- sonuç bağlamında yorumlamaya olanak vermeyeceği göz önünde bulundurulduğunda yapılan yorumun ters yönde de geçerli olabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle matematik korkusu yüksek öğrencilerin matematik öğretmenlerine yönelik olumsuz görüş oluşturabileceği de söylenebilir. Sınıf seviyesi yükseldikçe matematik korkusu ve matematik öğretmenine yönelik olumsuz görüşlerin de artış eğiliminde olduğu görülmektedir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre önerilemizi şöyle sıralayabiliriz: 1. Öğretmenler matematik derslerinde korkulan öğretmen rolü oynamamalıdır. 2. Öğretmen öğrencilere karşı notları silah olarak kullanmamalıdır. 3. Matematik derslerinde başarılı, başarısız her öğrenciyle ilgilenilmelidir. 4. Matematik dersleri çoklu zeka kuramına uygun bir şekilde işlenmelidir. Farklı zeka türlerine sahip öğrenciler için ders içerisinde resim, müzik, drama gibi farklı etkinliklere de yer verilmelidir. 5. Öğretmen araştırmaya ve proje hazırlamaya yönelik ödevleri sıklıkla kullanmalı, öğrencilerin günlük hayatta karşılaşacağı problemleri çözmelerine yarayacak örnekler sunmalıdır. 6. Matematik dersi öğrencilere en eğlenceli şekliyle sunulmalıdır. 7. Öğrencilerin problem çözerken yaptığı hatalar hoş görülmelidir. Bu hataların en aza indirilmesi için yapıcı, onarıcı ve rehber görevi üstlenmiş öğretmen davranışları sergilenmelidir. 8. Her öğrencinin matematik öğrenebileceği unutulmamalıdır. Ancak öğrenme hızındaki farklılıklar hoşgörü ile karşılanmalıdır. 9. Derslerde öğrencilere sevgiyle yaklaşılmalı, düz anlatımdan kaçınılarak ders monotonluktan kurtarılmalıdır. 10. Öğretmen öğrenciler tarafından sevilirse öğrencilerin matematiği de seveceği unutulmamalıdır.
Araştırmada iki ölçme aracı kullanılmıştır. Şehirde öğrenim gören öğrencilerin matematik kaygılarının kırsalda öğrenim gören öğrencilerinkine göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu belirlenmiştir. Kız öğrencilerin matematiksel kaygılarının erkek öğrencilerinkine göre anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu belirlenmiştir. İlköğretim beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu tarafından matematik dersinin sevildiği görülmüştür. İlköğretim beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu öğretmenlerinden memnun olduğu tespit edilmiştir. İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin matematik notları yükseldikçe matematik kaygılarının azaldığı söylenebilir. İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin matematik kaygıları ile akademik başarıları ve matematik dersine yönelik tutumları arasında orta düzeyde ,negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.
Araştırmada iki ölçme aracı kullanılmıştır. Şehirde öğrenim gören öğrencilerin matematik kaygılarının kırsalda öğrenim gören öğrencilerinkine göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu belirlenmiştir. Kız öğrencilerin matematiksel kaygılarının erkek öğrencilerinkine göre anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu belirlenmiştir. İlköğretim beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu tarafından matematik dersinin sevildiği görülmüştür. İlköğretim beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu öğretmenlerinden memnun olduğu tespit edilmiştir. İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin matematik notları yükseldikçe matematik kaygılarının azaldığı söylenebilir. İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin matematik kaygıları ile akademik başarıları ve matematik dersine yönelik tutumları arasında orta düzeyde ,negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.
Matematik kaygısı matematik başarısını düşürdüğü makalede vurgulanmıştır.Bu makalenin etkileri olarak öğrencide heyecan, titreme, kalp çarpıntısı vb.etkiler gözlenmiştir.Bana göre bir insan genel anlamda düşünürsek heyecan kaygı yapıyorsa yaptığı o işe ilgisinden dolayıdır.Zaten ilgi olmasa heyecanda olmaz kaygı da.Bu anket ortaöğretim 5.sınıf öğrencilerine yapıldığı için öğrenciler matematiği daha yeni yeni kavrıyorlar ve dolayısıyla heyecandan olur kaygı da.Burada yapılması gereken öğretmenlerimizin öğrencilerin kaygı heyecan vb.davranış biçimlerini bilerek hareket etmeleridir. Bu da yapılırken öğrencinin zihninde dönüt oluşmadan yani örnekle açıklarsak; yapamazsam sınavdan düşük alacam, annem babam bana ne der gibi düşüncelerden uzak tutmak daha verimli ve bir sonraki dönemler için daha iyi bir eğitim hayatına yöneltmiş olur.Kendimden örnek verecek olursam; ilkokul öğretmenim sayesinde bugünlere geldim diyebilirim.Matematiği hep özel tuttu ve öğrenciye farklı yollarla sevdirerek öğretti.Ve o ilkokul arkadaşlarım şuan tıp, diş hekimi,mühendislik gibi bölümlerde okuyorlar.Vurgulamak istediğim bir ilkokul öğretmeninin bir öğrenci üzerindeki etkileri ve nasıl başarı düzeyini yükselteceğini görebilmek..
YanıtlaSilMehmet ali arkadaşıma şu noktada katılıyorum bir sınıf öğretmeni matematiği sevdirme noktasında çok önemli bir faktördür,eğer matematik dersini seven bir sınıf öğretmeni ise mutlaka bu sevgisini öğrenciye de hissetirip öğrenciye de matematik dersini sevdirir.Ağaç yaşken eğilir sözünden ilkokuldayken matematik alt yapısı sağlam kuran öğrencinin matematik kaygısı düşük başarısı elbeteki yüksek olur.
SilArkadaşlar ikinize de katılıyorum günümüzde en büyük problemlerden biride matematiği sevmeyen ilkokul öğretmeninin öğrencisine de istemeyerek de olsa matematik sevgisizliğini aşılamasıdır.İnsan sevmediği bir dersi dinlerken nasıl bir ilgizizlik olursa, o dersi anlatmaya çalışırken daha fazlası olur.
SilArkadaşım sana katılıyorum bencede bu varsayıların öğrenciler üzerinde etkisi vardır.Budurumda da ailerin çocuklar üzerinde daha fazla etki yaratmaması gerek yoksa öğrenci aile baskısından dolayı daha çık kaygılanır.iyi bir varsayım ele almışsın
Sildoğrudur önemli olan bu kaygıyı ve ön yargıyı öğrencilri üzerinden kaldırmak ve derslere başlayınca direk ders bu konu bu diyerek değildi günlük hayattan anlatılması kaygıyı azaltabilir
SilKardeşime katılıyorum.Aile baskısı ve yüksek beklenti olması başarıyı olumsuz yönde etkilemektedir.
SilAile baskısı ve kıyaslama öğrencileri çok olumsuz etkiliyor başarılarını düşürüyor
SilAynen katılıyorum ama kaygi eşik değeri gecmemeli
SilÖğrencilerin matematikte başarılı olmasının öncelikle matematiğe ilgi duyarak ve kaygılarını sonlandırarak başlayacağını düşünüyorum. Ama bunlar yeterli olmamakta, çevre, öğretmenlerin bilgi düzeyi ve aktarma biçimleri gibi etkenler de bulunmaktadır. Öğrencinin yaşadığı kaygı sadece ilköğretim okuyan öğrencilerde değil üniversite öğrencilerinde de bu sorun vardır. Hatta bu kaygı ve tedirginlik ileri düzeye çıkabilir. Titreme, kalp çarpıntısı,bayılma gibi durumların da yaşandığı görülmüştür. Bu şekilde öğrenci matematikte başarısızlık yaşıyor ve matematikten uzaklaşıyor. Öğretmenin de bu başarıda ve başarısızlıkta etkisi vardır. Öğretmenini seven öğrenciler sevmeyenlere göre daha başarılı ya da not tehdidi yaşayan öğrenci başarısız olmaktadır. Yapılan araştırmada matematik notları yükseldikçe öğrencilerin matematik kaygılarının azaldığı, şehirde öğrenim gören öğrencilerin kırsal kesimde öğrenim gören öğrencilerden daha başarılı olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Yapılması gerekenler ise; şehirde ve kırsalda eğitim gören öğrenciler için eşit eğitim imkanı sağlanmalı. Öğretmenler de matematik dersini sevdirici etkinliklere yer vermeli, not tehdidinden kaçınmalı,sabır ve güleryüzü eksik etmemelidir.
YanıtlaSilAynen sana katılıyorum. Sadece ilköğretim öğrencisinde kaygı olmaz.üniversite düzeyindeki öğrencilerde de kaygı çok yüksek olabiliyor ve bu nedenle çeşitli hastalıklar oluşuyor.Bence universitedeki ogrencinin kaygisinin en aza indirgenmesi için dersi pratiğe dönüştürüp daha eğlenceli hale getirmesi gerekir.Ya da dersle birlikte sosyal aktiviteler de yaparak biraz da olsa kaygısını azaltabilir diye düşünüyorum.
Silnazlı arkadaşımın dediği gibi kırsaldaki öğrencinin matematik kaygı düzeyinin daha da düşürülmesi için eşit eğitim imkanı verilmeli ve hata bana göre biraz daha fazla imkan ve olanaklardan yararlanmalarını sağlayarak anayasada da geçen pozitif ayrımcılık yasasından yaralanmaları sağlanmalıdır.
Silkırsal alanda imkansızlıklar daha çoktur bencede eşit imkanlar sağlanmalıdır.
SilArkadaşlar bende pozitif ayrımcılık kısmına katılıyorum çünkü çok zeki olupta imkansızlıklar yüzünden okuyamayan veya okusa da istediği bölümü okuyamayan ve kendisini geliştirme imkanı bulamayıp harcanan yüzlerce öğrenci var.Bunun yanında imkanlar içinde yüzüpte değerlendirmeyen binlerce insan...
SilNazlı arkadaşım yazdıklarına tam anlamı ile katılıyorum.Özellikle matematik kayısının ilköğretim ortaokul ve lisede olduğu gibi üniversitede öğrencilerinde de var olan bir sorun üniversite öğrencilerinde hemen hemen her bölümde de var bence buna biz Matematik Öğretmenliği bölümü de dahil.Zaten asıl büyük sorun da bu bence o yüzden en başta bizim kaygılarımıza bi çözüm bulunmalı diye düşünüyorum.
SilÖzlem Ramazanoğlu'na da katılıyorumkırsaldaki öğrenciler için belirli bir süre pozitif ayrımcılık yasasından yararlanılabilir.yada şehirdeki imkanlarında kırsaldaki imkanlara yaklaşması için çalışmalar yapılmalı ...
SilNazlı arkadaşıma katılıyorum.Bu konuda biz matematik öğretmenlerine oldukça büyük işler düşüyor.Dediğin gibi not tehditinden kaçınılmalı öğrencilere karşı sabırlı ve güler yüzlü olunmalı ki öğrencilerin en azından öğretmenine karşı sevgisi olsun bu da zaten makalede anlatıldığı gibi kaygıda önemli bir etkendir...
Silnazlı nin da dediği gib8 sadece ilköğretim uygulanmamalıdır bu araştırma çünkü ülkemiz matematikte başarılı olmadığı icn diğer yerlerde araştırma yapılması gereki
SilÖğretmenler dersi daha somut eğlenceli anlatabilmesi. Bol bol materyal kullanışlı çünkü yaparak yaşayarak öğrenme eğlenceli ve kalıcı oluyor
SilMakalede ilköğretim 5.sınıf öğrencilerinin matematik kaygılarının ilişkili olduğu bazı değişkenleri inelenmiştir.Afyonkarahisar il merkezi ve kırsal kesimde öğrenim gören 510 tane öğrenci araştırmaya katılmıştır.Bazı test ve ölçekler kullanılmıştır.Öncelikle şundan bahsetmek istiyorum.Matematik dersinde başarısızlığın tek nedeni matematik kaygısı değildir fakat ikisi de birbiriyle ilişkili iki kavramdır.Makalede ilk olarak matematik kaygısında yerleşkenin farklılığının etkisi incelenmiştir.Şehirde öğrenim gören öğrencilerin kırsalda öğrenim görenlere oranla matematik kaygısının düşük olduğu belirtilmiştir.Alt faktörlere göre ise matematik dersine yönelik tutum,özgüven,alan bilgisi ve sınav kaygısı açısından şehirde öğrenim gorenlerin daha düşük matematik kaygısı olduğu belirtilmiştir.Öğrenme kaygısında ise her iki grubun da kaygı düzeyi arasında çok farklılık yoktur.İkinci olarak cinsiyete bağlı farklılıklar incelenmiştir.Genel olarak kız öğrencilerin erkek öğrencilere oranla daha düşük matematik kaygısına sahip oldukları söylenmiştir.Bu durumun son zamanlarda kız öğrencilerin eğitimi için ciddi çalışmalar yapılmasından kaynaklı olduğu belirtiliyor.Üçüncü olarak matematik dersini sevip sevmemeye ilişkin farklılıklar incelenmiştir.Matematiği sevdiğini ifade edenlerin sevmediğini ifade edenlere oranla kaygısının düşük olduğu ortaya çıkmıştır.Dördüncü olarak öğretmeninden memnun olan öğrencinin memnun olmayana oranla kaygısının daha düşük olduğu belirtilmiştir.son olarak öğretmenden not tehdidi alan öğrencinin matematik kaygısının yüksek olduğu belirtilmiştir.Matematikteki kaygılarin azaltılması için öğretmenlere büyük rol düşmektedir.Öğretmen her öğrenciye eşit eğitim vermeli,kiyaslamadan kaçınmalı, derste güler yüzlü ve sabırlı olmalı,ders için eğlenceli ve eğitici materyaller getirmelidir.Bu şekilde öğrencinin matematiğe karşı olan tutumu değişebilir ve kaygısı azalabilir.onun dışında farklı sınıf seviyelerine de bu sorular sorularak araştırma sayısı artırılabilir.Matematik kaygılarının nedenleri üzerine daha detaylı araştırmalar yapılabilir.Sonuç olarak matematik kaygısı az olan öğrencinin matematikteki başarısı ve notları artar.Öğretmenler bunu bilerek öğrenciye dersi sevdirecek etkinlikler yapmalıdır.
YanıtlaSilMatematik dersinde başarısızlığın tek nedeninin kaygı olmadığını söylemişsin. Bana göre de değil. Çok farklı nedenlerden dolayı başarısızlık yaşanabilir. Aileden, arkadaşlardan ya da öğretmenlerden kaynaklanabilir. Mesela matematik öğretmeninden korkan bir öğrenci matematik dersinden de korkabilir ve bu durum öğrenciyi başarısızlığa itebilir. Öğretmen elinden geldiği kadar öğrencisine yardım etmeli ve gerekli öğrenmeyi sağlamak için çaba göstermelidir.
SilMatematik dersinde ögretmenin rolü büyüktür.Bu konuda dediklerine katılıyorum.Biz ögretmenlere çok şey düşüyor.Ögrencilerimizin kaygılarını en aza indirebiliriz onlara özgüven kazandırarak dersi daha çok sevmelerini saglayabiliriz.Eger matematigi yapmayı başarırlarsa kaygılarıda azalır.Matematik ögretimini somutlaştırırsak bilgisayar programlarıyla desteklersek egitici oyunlarla dersi anlatırsak ögrenciler daha iyi anlar ve kaygıları azalır.
SilEvet sadece kaygı başarısızlığı getirmez ek olarak çok şey sıralanabilir. Lakin kaygı hepsinin babası gibi duruyor. Lakin bu konuda daha büyük araştırmalar yapılması düşüncesindeyim.
Silbende sana katılıyorum öğretmen adayları bu konuda daha ciddi eğitim almalı ve uygularken de ciddi bir özveriyle çalışmalıdır.
SilArkadaşlar matematik öğretmeni olmayan köyler de var. Matematik dersine edebiyat veya sosyal bilgiler öğretmenlerinin girdiğini de gördüm. Matematik dersini 6azdirarak anlatmaya çalışıyorlar ve çocuklar için o sene çok kötü geçiyor. Yil sonunda matematikten nefret eden çok öğrenci gorfum
SilAyşe Mukaddese şu konularda katılıyorum .Bu çalışma farklı sınıf düzeylerinde de yapılmalıdır.Öğretmenler öğrencilere dersi sevdirecek etkinlikler yapmalıdır.
YanıtlaSilMatematik kaygısı son yıllarda ilköğretim öğrencilerinden üniversite öğrencilerine kadar yaşanan bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır.Matematik kaygısının öğrenciler arasında onların matematik başarılarını engellediği gibi öğrenci olmayanlar arasında da günlük işlerde gerginliklere neden olduğu belirtilmektedir. Matematik kaygısı ,çok yönlü bir yapı olup korku ,tasa ,tedirginlik gibi kavramlarla iç içedir. Bu çalışmada daha önce üzerinde çok az çalışmanın yapıldığı ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin matematik kaygılarının bazı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada genel tarama yöntemi kullanılmıştır.Bu araştırmada örnekleme yöntemi olarak da uygun örnekleme yöntemi seçilmiştir. Araştırma toplam 510 ilköğretim beşinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada iki ölçme aracı kullanılmıştır. Şehirde öğrenim gören öğrencilerin matematik kaygılarının kırsalda öğrenim gören öğrencilerinkine göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu belirlenmiştir. Kız öğrencilerin matematiksel kaygılarının erkek öğrencilerinkine göre anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu belirlenmiştir. İlköğretim beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu tarafından matematik dersinin sevildiği görülmüştür. İlköğretim beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu öğretmenlerinden memnun olduğu tespit edilmiştir. İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin matematik notları yükseldikçe matematik kaygılarının azaldığı söylenebilir. İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin matematik kaygıları ile akademik başarıları ve matematik dersine yönelik tutumları arasında orta düzeyde ,negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Sınıf öğretmenleri konuları somutlaştırabilir.Derste materyal kullanabilir. Bu araştırmada sadece ilköğretim beşinci sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiş olup başka sınıf düzeylerinde de bu çalışma yapılabilir.
YanıtlaSilEvet bu çalışma sadece 5.sınıf ögrencilerine yapılmamalıdır.6,7,8.sınıf ögrencileri üzerinde de bir çalışma yapılmalıdır.Özellikle 8.sınıf ögrencileri üzerine yapılmasını savunuyorum çünkü yaşadıkları bir sınav kaygısı var.Teog sınavına girecekler.Teog sınavı sonuçlarıyla kaygının ilişkisi araştırılabilir.
SilHalk arasında yaygın bı sozle baslamak ıstıyorum ınsan bılmedıgı seylerden korkar denılmektedır.Ogrencılerın bence matematıge karsı ve genel derslere karsı kaygı duymalarının en buyuk sebebı hazırbulunusluk sevıyelerının dusuk olmasındandır.Cunku onceden gelen bır bılgı bırıkımı yok veyahut az bundan dolayı kaygı duyulması normaldır bence.Burda bızım yapmamız gereken ogrencılerın matematıge karsı olan tutumlarını belırleyıp,hazırbulunusluk sevıyelerını ogrenıp onlara kısısel bı program hazırlamak olmalıdır.Programın ogrencı tarafından uygulanıp uygulanmadıgı velıler aracılıgıyla kontrol edılıp not edılmelıdır. Bellı bır surede ogrencılerı aynı bılgı sevıyesıne getırebılırsek ıkıncı yapmamız gereken cocuklara ozguven asılamak olacaktır.Bunuda en iyı yapabılecegımız yol onlara sorumluluklar verıp bu sorumlulıklarını yerıne getırmelerı durumunda onlara oduller vermekle olacaktır.Makalede belırtıldıgı uzere kırsal kesımlerdekı ogrencıler sehır kesmındekı cocuklara gore daha kaygılılar.Buda sehırdekı cocukların bazı ımkanlar yonunden kırsal kesıme gore onde olmalarındandır.Demek ıstedıgım gezıler, oyun alanları vs.Koyde veya kırsal kesımde elımızden geldıgınce genclık spor mudurlugu vasıtasıyla ogrencılerın daha cok yerler gormesı gezılere katılması saglanmalıdır.bu sayede cocukların ozguven kazanmalarına yardımcı olursa.Eger cocukların kendı ıcındekı sorunlarını yenersek egıtıme aynı bılgı sevıyesınden baslamalarını saglarsak,ozguven kazandırır ve dersın hıc korkulmaması gereken bır ders oldugunu basıt orneklerle anlatırsak bu sorunların mınımum duzeyde olacagına ınanıyorum.
YanıtlaSilOsman güzel yerlere değinmiş.Özgüven her alanda olduğu gibi matematik alanında da gereklidir.Matematiğe ilk aşamada birebir öğretmen veya velilerin öğrenci ile özel ilgilenmesi de daha başarılı olacaktır diye düşünüyorum.
Silİyi bir çözüm bulmuşsun bunları yaparsak çocukların matematiğe olan kaygısı düşüreceğine inanıyorum
Silmatematik soyut bi kavram olduğu için öğrenciler matematikten korkuyor ve okul öncesi dönemlerdede hep matematiğin zor oldugu söylenerek bir ön yargı oluşturuluyor.
SilHazırbulunuşluk seviyesinin tespit edilmesi ve ona göre eğitime devamı önemli bir mesele..
SilMakalemizde Afyonkarahisar da 510 ilköğretim beşinci sınıf öğrencisinden oluşan bir örnekleme tarama yöntemi uygulanmıştır bu taramada iki ölçme aracı kullanılmıştır.Birincisi ŞENTÜRK ün oluşturduğu (İÖYMKÖ) İlköğretim öğrencilerine yönelik matematik kaygı ölçeği, beş faktörlü bir ölçme aracı olup makalede araştırma sonuçları test istatistikleri ile gözler önüne serilmiştir ikinci de AŞKAR ın geliştirdiği (MTÖ)matematik tutum ölçeğidir. Yapılan araştırma Afyonkarahisar ile sınırlı olmayıp ülke genelinde yani tüm bölgelere yayılsaydı çok daha güvenilir sonuçlar ortaya çıkardı.Matematik kaygısı matematik dersindeki başarısızlıktan mı oluşur,yoksa matematik dersindeki başarısızlık matematik kaygısının bir sonucu mudur şeklinde iki durum karşılaştırılmış elbetteki bu iç içe olan bir durumdur bu iki durumun birbirini etkilediği aşikardır.Matematik kaygısının öğrencideki matematik başarısını engelediği gibi öğrenci olmayan kişiler arasında bile para sayma banka hesabını kontrol etme iş yükünü paylaştırma gibi günlük işlerde de aksaklıklara sebebiyet vermektedir.Matematik kaygısı çok yönlü bir yapı olup korku,tasa, gerginlik gibi kavramlarla iç içedir.DAVARCIOĞLU nun yaptığı araştırma bence makalenin can alıcı noktasıdır çünkü korkuyu anında hissedebilen heyecan duygusu olarak açıklamış ve korkunun bedensel tepkilere dönüşüp titreme, kızarma, nefes alamama,kalp çarpıntısı gibi durumlar olarak bedensel şekilde açığa çıkması ile matematik kaygısını oluştuğunu belirtmiştir ki durum bu şekilde bir koşulanmaya varmş bir klinik vakaya dönmüşse orda artık ne eğitimden ne de matematik başarısından söz etmek mümkündür.Dünyadaki en masum uğraş matematiktir lütfen onu bir katile dönüştürmeyelim onu sevdirelim.
YanıtlaSilözlem seninle aynı düşüncedeyim. Bu kadar güzel bir uğraş olan matematiği öğrencilere sevdirmeliyiz ve onlarda oluşabilecek kaygıyı minumum noktaya indirmeliyiz.
SilBu konuda bende sizinle hemfikirim hocam. Matematik ilimin kalbi iken kaygılar ile ilim ögrenmeyi ğüçlendirmek doğru değil. Bu konuda kaygıları azaltmak biz eğitimcilerin görevi olduğu kanısındayım
SilBu konuda bende sizinle hemfikirim hocam. Matematik ilimin kalbi iken kaygılar ile ilim ögrenmeyi ğüçlendirmek doğru değil. Bu konuda kaygıları azaltmak biz eğitimcilerin görevi olduğu kanısındayım
SilÖgrencilerin matematigi ögrenmede çektikleri güçlüklere neden olan pek çok faktör vardır.Bu makalede yapılan araştırmalara göre ögrenme stilleri,cinsiyet,ögrencilerin özgüven eksikligi,matematige yönelik tutum,ögretmenlerin matematik alan bilgisi gibi birçok faktör ögrencilerin matematik ögrenimine etkili oldugu görülmüştür.Araştırmada genel tarama yöntemi kullanılmıştır.Bu araştırmada örnekleme yöntemi olarak da uygun örnekleme yöntemi seçilmiştir. Araştırma toplam 510 ilköğretim beşinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır.Matematige karşı duyulan kaygı üzerinde araştırma yapılmıştır.Kaygı birçok şeyi başaracakken başaramamıza sebep olan etkenlerden biridir.Matematik ögreniminde yaptıgımız kaygılardan dolayı çogu soruyu çözemiyoruz.Kendimizi başarısız olarak görüp matematikten soguyoruz.Matematik dersinde başarısızlıgın tek nedeni kaygı degildir.Matematik kaygısı üzerinde etkili olan birçok alt faktör vardır.Bu faktörler:cinsiyet,matematik dersinde başarı durumu,bu derse yönelik tutum ve ögretmendir.Bana göre kaygının en önemli alt faktörlerinden biri ögretmendir.Ögretmen hem kaygıyı ortadan kaldırabilir hemde ögrencilerin matematige karşı tutumunu degiştirebilir.Matematigi sevdirmek,kolaylaştırmak daha anlaşılır bir ders haline getirmek biz ögretmenlerin ve ögretmen adaaylarının elinde.Kaygıyı tamamen ortadan kaldıramayız ama ögrencilerin özgüvenlerini yerine getirirsek bu kaygı azalabilir.Matematik kaygısının alt faktörleri detaylı bir araştırma yapılarak bulgular sunulmuştur.İlkögretim 5.sınıf ögrencilerinin matematik kaygılarının genelinde yerleşke degişkenine göre farklı oldugu görülmüştür.Şehirde ögrenim gören ögrencilerin kaygıları daha azdır.Diger alt faktör cinsiettir.Kız ögrencilerin kaygısının daha düşük oldugu görülmüştür.Matematik dersinde ögretmenin rolü matematik dersini svip sevmeme içinde bulgular vardır.Önce ki cümlelerimde de bahsettigim gibi matematik kaygısının giderilmesinde ögretmenin rolü büyüktür.Ögretmenin dersi anlatım biçimi,ögrenciye karşı tutumu,sınıfa hakimiyeti,pedagojik bilgisi,alan bilgisi matematigi sevme,anlama ve kaygıyı ortadan kaldırma yolunda çok önemlidir.Matematik ögrenimi tam ögrenimi tam olarak 5.sınıfta başlar ama 8.sınıfta gelişir.Sadece 5.sınıf degil 6,7,8. sınıflar üzerindede çalışmalar yapılmalıydı.8.sınıf ögrencilerinin sınav kaygısı matematigi nasıl etkiler.Bunun üzerine de çalışma yapılabilirdi.
YanıtlaSilAynen sana katılıyorum.8.Sınıf önemli bir sınıftır.Sonuçta liseye geçiş aşamasındaki öğrenciler var ve bunların sınav kaygısı daha yüksek oluyor.Matematiğe karşı olan ilgileri de kaygıları da farklı oluyor.O nedenle 8.sınıflar hakkında da bir araştırma yapılabilir.
SilAyşe Mukaddes ve büşra 8.sınıflar için ayrı bir araştırma yapılması gerektiği konusunda size katılıyorum Ve hatta 12.sınıf öğrencileri için de yapılmalı...
Silbende Büşra arkadaşıma katılıyorum ama burada öğretmenden çok öğrencinin daha çok etkili olduğunu düşünüyorum.
SilMakalede kaygının türleri açıklanmıştır..Makale örneklem olarak Afyon ilindeki ilköğretim 5.sınıf öğrencilerini seçmiştir. Bence ülkemizin diğer bölge illerindende örneklemler seçilmeliydi.Böylelikle kapsam geçerliliği açısından daha iyi olurdu.Kaygı sınıf farkı arttıkça azalıyor mu artıyormu onudagörmüş olurduk.Ayrıca kız erkek arasındaki kaygı gibi verileri açıklamışken keşke nedenleri de incelenip araştırmaya konulsaydı.
YanıtlaSilKırsal kesimdeki öğrencilerin kaygıları daha çok çıkmıştır. katılabilirim buna çünkü kırsal kesimdeki öğrenci olanakların sınırlı olmasından dolayı okumayı tek çare olarak görmektedir.Yapamama ,başaramama korkusu öğrencide kaygıya sebep olmaktadır.
Araştırmanın bulgularında ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin matematik kaygılarının cinsiyete göre
farklılığı incelenmiştir. Bulgular, matematik kaygısında genel ortalamalar arası farklılığa bakıldığında kız
öğrencilerin matematik kaygı düzeylerinin erkek öğrencilerinkine göre anlamlı düzeyde düşük olduğunu
göstermektedir.AMA Sonra iki kişinin bu bulguların tersini söyledği görülmktedir.(Dursun ve Bindak)yani net bilgi yoktur.Bunların dışında güzel bir makale olmuştur.Umarım daha genişletilmiş olarak araştırma tekrar yapılır.
matematik derslerine olan kaygının ve korkunun nedenininin kendi makale yorumumda yaptığım gibi öğretmen etkenli olduğunu düşünüyorum.. Bu çerçeveden bakıldığında yapılan araştırmalarda gözlemlenen tablo tamamen coğrafik bölgelerin belirleyici ve büyük bir etken olmadığı görülür.. kırsal veya kentsel yaşamın yaratığı olanakları ele alacak olursak ,kırsal bölgelerde öğrencinin öğretmen seçme şansının olmadığı ve buna nazaran kentsel bölgelerde böle bir imkanın olduğu bulguların yönünü ve sonucunu büyük ölçekle değiştirecektir. özet olarak söyleyecek olursak öğrencilerin tutumları yine öğretmenin davranış tutum pedagoji ve alan bilgisine bağlı olacaktır.
SilBu makalede 5.sınıf öğrencilerinin matematik kaygılarının bazı değişkenler açısından incelenmiştir.Bu kaygıların cinsiyetin,öğrenim görülen yerleskenin,matematik dersine karşı duyulan ilginin ve öğretmenin etkili olduğu belirtilmiştir.Şehirdeöğrenim gören öğrencilerin kırsal kesimlere göre matematik kaygıları daha düşuktür.Matematik dersini sevenin,sevmeyene göre kaygısı daha düşüktür.Öğretmenin tutumu da çocukların matematik kaygılarını etkiliyor.Öğretmenin notu tehdit unsuru olarak kullanan öğrencilerin matematik kaygıları daha yüksektir.Bence matematik kaygısını yok etmek için eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalıdır.Öğretmenin matematiği sevdirmeleri gerekmektedir.Matematiğin önemini öğrencilere kavratmalıdır. Velilerin de çocuklarıyla ilgilenmesi gerekmektedir.Öğretmenin soru sorduğunda öğrenciye bağırmaması anlamadıysa tekrar tekrar anlatması gerekmekaygılaBöylelikle matematik kaygısını azaltmış oluruz.
YanıtlaSilebru ya katılıyorum öğretmenler olarak dersi sevdirmeden dersi öğrenciye hemen verip kaçmak istiyoruz öğrencinin neden sevmediğini anlamamız gerekiyor
SilEbru arkadaşıma katılıyorum. .Bence matematik kaygısını yok etmek için eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalıdır.Öğretmenin matematiği sevdirmeleri gerekmektedir.Matematiğin önemini öğrencilere kavratmalıdır.
SilEbrucum söylediklerine katılıyorum.Bu matematik kaygısını ortadan kaldırabilmek için öncelikle bir öğretmenin yapması gereken şey matematiği öğrenciye sevdirmek olmalıdır.
SilMakale 5. Sınıflar üzerindeki araştırma yı anlatmakta. Benim düşüncem ise araştırmaların daha üst sınıf ve daha büyük yaş grubunu ele alması yönünde. Çünkü yaş ilerledikçe gelicek kaygısı ile derslerin üzerindeki kaygıda artmakda ve onlar için çözüm yolu bulunması taraftarıyım. Lakin makalede bahsedildigi gibi en önemli rol ögretmenlerde. Ögretmenin takıldıgı tutum olumsuz olabilecegi gibi olumlu yöndede olacaktır. Kaygıları yok etmek biz ögretmenlerin elindedir. İşe sevgi ile başlayabilir ve eglenceli kılabiliriz.
YanıtlaSilAyşe arkadaşıma tam olarak katılmıyorum. Bu kaygı daha küçük yaşlarda yani 5. Sınıftan itibaren incelenmelidir. Çünkü öğrenciyi bu dönemde doğru eğitip doğru pekiştirdiğimiz zaman matematiğe yeni bireyler kazandırmış oluruz.
Sililköğretim 5. sınıf öğrencilerinin matematik kaygısında yerleşkeye, cinsiyete, matematik dersini
YanıtlaSilsevip sevmemeye, öğretmenden memnun olup olmamaya, matematik notunu tehdit olarak algılayıp algılamamaya
ilişkin farklılıklar incelenmiştir.Aslında Matematiğin günlük yaşamda karşılığının az olması öğrenmeyi olumsuz etkilemektedir.Öğrenci öğrensem ne kazanırım ki sorusuna net bir cevap bulamamasından dolayı matematiğe karşı antipatisi( matematiği sevmenin tam tersi düşünce hal ve davranışlar içerisinde) oluyor.ayrıca kırsal alandaki yetersizlik başlı başına bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.Bazen matematik öğretmeni yerine farklı branştan hocalar derse girebiliyor.Ayrıca öğretmen memnuniyeti öğrenci üzerinde en fazla etkiye sahip olan etkendir.
Öyle güzel özetleyip öyle güzel tespitlerde bulunmuşsun ki sana katılmamak, seni tebrik etmemek elde değil. Hele ki antipati kelimesini sözcük dağarcığıma kattığın için çok müteşekkerim sana canım kardeşim, esenle kal sağlıcakla.
SilMakalede öğrencilerin matematik kaygısı incelenmiştir.benim için önemli nokta bu kayginin ilköğretim 5.sinifta incelenmesidir.cunku öğrenciyi bu dönemde ya kazanırsın yada kaybedersiniz.basariya karşı aşağılık döneminde olan çocuğun matematik kaygısına dikkat edilmelidir.cunku öğrenciyi bu dönemde doğru eğitip doğru pekiştirdiginiz zaman matematiğe yeni bir birey kazandırmış olursunuz.bu dönemdeki öğrenciye başarı duygusunu hissettirilmelidir.ve başarının verdiği haz bütün hayatina yerleştirmis oluruz.
YanıtlaSilKesinlikle sana katılıyorum öğrencinin kaygısını küçük yaşta tespit etmemiz gerekiyor ve onunu kaygılarını öğrenerek ve çözüm yolları bularak bir birey daha kazanmış oluyoruz.
SilMakale örneklem olarak Afyon ilindeki ilköğretim 5.sınıf öğrencilerini seçmiştir. Araştırma toplam 510 ilköğretim beşinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Matematik'e karşı duyulan kaygı üzerinde araştırma yapılmıştır.İlköğretim beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu tarafından matematik dersinin sevildiği görülmüştür. İlköğretim beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu öğretmenlerinden memnun olduğu tespit edilmiştir.Buda açık bir delildir ki öğrenci öğretmeni sever ve ona yakın hissederse kendini rahat hissederse kaygı azalır derse sevgi ve ilgi artar.İlginin artması meşguliyeti arttırır oda yanında başarıyı getirir. 5.sınıf öğrencilerde özellikle kırsalda not tehdidi kaygıyı arttırır ve başarı azalır.Bunun öncelikli sebebi velinin öğrenci üzerindeki tehdit vari baskılarıdır.Çocukların bu yaşlarda aile reisinden çekinmesi ve başarısızlık durumuyla önlerine çıkmaktan korkmalarıdır.
YanıtlaSilBu makalede matematik kaygısının öğrenciler üzerindeki etkisi üzerinde durulmuş Afyon ilimizde 510 5.sınıf öğrencisi üzerinde yapılan araştırma ve incelemelerde matematiğe karşı duyulan korkunun matematik başarısını düşürdüğü anlatılmış.Biz de bu yollardan geçen bir birey olarak kesinlikle katılıyorum şu an matematik öğretmenliği okuyor olmamız bizimde matematikten korkmadığımız korkmayacağımız anlamına gelmiyor zaten en önemli sorunda bence burada başlıyor.İlerde matematik öğretmeni olarak atandığımızda öğrencilerimizde matematikten korkmayın diyerek ne kadar inandırıcı olacağız bilemiyorum.Çünkü matematik öğretmenliği bölümünde okuyan öğrenciler olarak bizimde bir kısmımızda matematik kaygısı ve korkusu elbette var o yüzden bence sorunu çözmek için öncelikle üniversitelerde matematik bölümünde ve ya matematik öğretmenliği bölümünde okuyan öğrencilerin matematiğe karşı olan endişeleri giderilmelidir ki öğrencilerinide buna inandırabilsin...
YanıtlaSilAynen sana katılıyorum.Bazen dersten geçemem,anlayamam,yapamam diyoruz.Biz bile çoğu kez zorlanıyoruz ve endişeleniyoruz.Bizim endiselerimiz giderilirse daha yararlı birer öğretmen adayı olacağımızı düşünüyorum.
SilAynen sana katılıyorum.Bazen dersten geçemem,anlayamam,yapamam diyoruz.Biz bile çoğu kez zorlanıyoruz ve endişeleniyoruz.Bizim endiselerimiz giderilirse daha yararlı birer öğretmen adayı olacağımızı düşünüyorum.
SilGizem arkadaşıma katılıyorum.Bencede biz matematik öğretmenleri adayları içinde çok önemli bir sorun matematik kaygısı biz bunları kendimiz aşamazken öğrencilerimizi nasıl ikna edeceğiz o yüzden bencede bizim için de çözüm önerileri bulunmalıdır.
SilEvet Gizem. Matematik okuyoruz ama kaçımız bu bölümü seviyor? Kaçımız seve seve mesleğini yapacak? Kaçımız öğrencilere en iyi şekilde bir şeyler öğretebilmek için cabalayacak? Matematikten korkan toplum olmamız bizi bunlara sürüklüyor. Matematiği sevmekle başlar başarılar. Umarım bundan sonraki eğitimci arkadaşlarım sadece matematiği öğretmek değil sevdirmek ve bu kaygıları bitirmekle başlar işe.
SilGizem arkadaşımın yazdıklarının tamamına katılıyorum.Bencede biz matematik öğretmenliği bölümünde okuyanlar olarak öncelikli olarak bizim korkularımızın ve kaygılarımızın giderilmesi için çözüm önerileri bulunmalıdır.
SilMakalede matematik kaygısının endişelerinin korkularının öğrenciler üzerindeki ve matematik başarısındaki etkileri araşrtırılmış ve incelenmiş.5.sınıf öğrencileri üzerinde çalışmalar yapılmış ve bir takım nedenler ortaya atılmıştır.Bu nedenler arasında bana göre en çok sorun teşkil eden kırsal kesimlerdeki öğrencilerin matematik kaygısının şehirdeki öğrencilere oranla daha fazla olmasıdır.O yüzden kırsal kesimlerdeki imkanlar kesinlikle iyileştirilmeli gerek öğrencilere matematiği sevdirmek adına gerek matematik başarısını arttırmak adına çeşitli araştırmalar yapılmalı ve çözüm önerileri sunulmalıdır.Ayrıca matematik korku ve kaygısının sadece ilköğretim lise öğrencilerinde değil biz üniversite öğrencilerindede bulunuyor.Hele ki biz geleceğin matematik öğretmenleri olarak biz bile yeri geldiğinde birtakım korkular yaşıyoruz.Bence üniversitelerin matematik bölümü öğrencileri içinde matematik kaygısını azaltmak adına çözüm önerileri bulunmalıdır...
YanıtlaSilKübra arkadaşıma katılıyorum.Bencede kırsal kesimdeki öğrenciler için imkanlar iyileştirilmeli.
SilKübracm haklisin bence de bizlerde de matematiğe karşı ve nasıl anlaticagimza karşı on yargı var en azından nasıl anlatmamız gerektiği konusunda kendi matematik derslerimzin dışında ders verilmeli
SilKübra arkadaşıma katılıyorum õğrecilerde matematik kaygısını azaltmak için matematiği sevdirmek için çeşitli arştırmalar yapılmalı.
Silmakalemizde kaygının temel kaynakları başlıca öğrenme stilleri, cinsiyet, ailelerin destek eksikliği,öğrencilerdeki öz-güven eksikliği matematik kaygısı, matematiğe yönelik tutum,öğretmenlerin
YanıtlaSilmatematik hakkındaki inançları, çevre, öğretmenlerin matematik alan bilgisi,pedagoji-öğretim bilgisi öğrencilerin problem çözme becerileri gibi etkenler olduğu belirtilmiştir.matematik kaygısının matematik öğrenimi ve öğretimindeki en önemli problemlerin başında yer,aldığı belirtilmektedir.kaygının bireylerin sahip oldukları duyuşsal davranışlar arasında yer alan ve öğrenmeyi etkileyen faktörlerden biri olduğunu belirtmişlerdir. metamatik kaygısı artık sadece ilköğretim öğrencilerinde değil üniversite öğrencilerinde de görülmaktedir. hatta günlük hayatta para sayma, banka hesabını kontrol etme, satış fiyatını değerlendirme gibi konularda bile gerginlik oluşturmaya başlamıştır. Öğrenciler üzerinde
rahatsız edici bir durum olan matematik kaygısının öğrencinin dersten korkmasına, zamanla ders ile ilgili etkinliklere
katılmamasına, panik ve tedirginlik oranının artmasıyla da öğrenme oranının düşmesine ve sürekli başarısızlık haliyle
matematikten nefret etmesine neden olduğu ifade edilmektedir.burada kaygı mı matematik öğrenimini zorlaştırıyor yoksa matematik öğretimi mi kaygıyı arttırıyor kesin cevap verilemiyor.Öğrenciler üzerinde
rahatsız edici bir durum olan matematik kaygısının öğrencinin dersten korkmasına, zamanla ders ile ilgili etkinliklere
katılmamasına, panik ve tedirginlik oranının artmasıyla da öğrenme oranının düşmesine ve sürekli başarısızlık haliyle
matematikten nefret etmesine neden oluyor.yapılan araştırmada şehirdeki öğrencilerin kırsal alandaki öğrencilere oranla kaygı düzeylerinin daha az olduğu gözlenmiştir.yine başka bir bulgu olarak kız öğrencilerin kaygı düzeyinin erkek öğrencilerden daha az olduğu saptanmıştır.ayrıca matematik dersini sevdiğini belirtenler lehine olduğu;yani, matematik dersini sevdiğini ifade eden öğrencilerin matematik kaygı düzeylerinin matematik dersini
sevmediğini ifade eden öğrencilerinkine göre anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu belirlenmiştir.sonuç olarak Matematik kaygısında, matematik dersine yönelik tutum, öz-güven, alan bilgisi, öğrenme ve sınav önemli biryere sahiptir. Bununla birlikte matematik kaygısında ve matematik kaygısının bu alt faktörlerinde önemli olan başka değişkenler de ortaya çıkmıştır. Bunlar; öğrencinin öğrenim gördüğü yerleşke (kırsal, şehir), cinsiyet, matematik
dersini sevip sevmeme, öğretmenden memnuniyet, not tehdidi algısı matematik kaygı puanlarında farklılık görülen değişkenlerdir. Ayrıca; matematik notu, genel not ve matematik dersine yönelik tutum gibi etkenlerin de matematik kaygısıyla ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır. tüm bunlar göz önüne alındığında çözüm olarak Şehir ve kırsalda eğitim gören öğrencilerin matematik kaygısındaki farklılığı azaltmak için; öğrencilere öğrenim gördükleri yerleşim yerini gözetmeksizin eşit eğitim-öğretim imkânları sağlanabiir.Öğrencilerin matematik kaygısında cinsiyete yönelik farklılıkların giderilmesi için; sınıf öğretmenleri cinsiyete ilişkin kıyaslamadan kaçınabilir, kız-erkek ayırt etmeksizin her öğrencinin soruları ile aynı titizlikte ilgilenebilirler.Matematik dersine duyulan ilgiye göre matematik kaygısındaki farklılıkların giderilmesi mümkün olmayabilir.Bu nedenle sınıf öğretmenleri, bütün öğrencilerinin matematik dersine ilişkin ilgili olmaları konusunda daha hassas olabilirler. Kısacası matematik dersini sevmeyen öğrenci sayısının azaltılması için gerekli önlemleri alabilirler.Matematik kaygısında öğretmen memnuniyetinden kaynaklanan farklılıkların giderilmesi için; sınıf öğretmenleri öğrencilerin memnuniyetini sağlayacak tedbirler alabilirler. Örneğin; konuları somutlaştırarak öğretmeyi tercih edebilir, öğrencileri ile etkili iletişim kurabilirler.
cözüm önerileri konusunda haklısın sena basaran bencede gerekli önlemler alınmalı ve verdiğin örnekteki gibi konular somutlastırılarak öğrenme gerceklestirilmelidir.
SilBu yorum yazar tarafından silindi.
SilSena sana katiliyorum ,ogretmenin sadece cinsiyet degil her konuda ayrim gozetmeksizin her ogrenciye esit davranmasi gerekir bunun yaninda diger yazdiklarinada katiliyorum
Sil5.sınlarda matematik kaykısı makelede ele alınan faktörlerin etkisi olduğuna bendende kartılıyorum.yerleşkeye göre matematik kaykısının çocuklar üzerinde etkisi olup kırsalda eğitim gören öğren cilerin ilerki sınıflarda şehirde okumaya başladıklarında öğrencilerde cekingenliğin artması,şehir öğrencilerin küçümsemelerinden kendi öz güvenlerini kaybedip matematik kaygısını artacağını düşünüyorum.Diğer föktörlerin etkiside matematik kaygısı vardır
YanıtlaSilÇok doğru söylüyorsun Abdullah kardeşim, kırsalda yetişmiş köyünde kasabasında yetişerek herkesi tanıyan bir öğrenci özellikle ilk kez farklı bir ortama girdiğinde belki de çekinecektir. Arkadaş ortamındaki bu çekingenliği derslerine de olumsuz etki yapabilecektir. Bunu da göz önünde bulundurup ona göre hareket edebiliriz.
SilMakalede beşinci sınıf öğrencilerine yapılmış nicel bir araştırmadan bahsediliyor.Matematik kaygısını ve öğrencilerin başarısızlıklarına sebep olan faktörleri ele almış t testi ve pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı kullanılmıştir. Öğrencilerin öğrenme stilleri,cinsiyet,matematik kaygısı,matematik tutumu gibi faktörler arastirilmistir. köyde ki öğrencilerin şehirdeki öğrenciler e göre kaygısı daha fazladır kız öğrencilerin de erkek ogremciler3 göre daha azdır öğrenmeye etki eden olumsuz faktörlerde hocanın not la korkutması,matematiği seven ve sevmeyen öğrenci arasındaki fark öğretmenden memnun olup olmama öğrencinin derse ilgisi gibi konuların bu kaygıyı nasıl etkilediği arastirilmisti Öğretmenler ise bu kaygıyı azaltmak için bisiler yapmalıdır öğrenciyi derse odaklamak yada öğrenci performansını arttırmak için derslerde materyal kullanıp dersi somutlastirilmalidur bence makalenin eksikligi her kademeye uygulanabilirdu çünkü matematik ulkemizde ve sehirmizde çok ta başarılı olunamayan bir ders bunun icn daha geniş bir araştırma yapilabilirdı yapılan diğer araştırmalar ise gayet güzel çalışmalardı
YanıtlaSilBence 5. sınıf öğrencilerine yönelik olması mantıklı. Makalede de belirtildigi gibi alt kademelerdeki tutum başarı üst kademelere yüksek oranda etkisini gösteriyor. Bu yüzden orneklemin küçük yaşlardan seçilmesi, bulunan çözüm yollarının uygulanmasi daha kalıcı bir başarı,matematige olan tutumu değiştirici niteliktedir
SilBu makalede matematik kaygısının öğrenciler üzerindeki etkisi üzerinde durulmuş Afyon ilimizde 510 5.sınıf öğrencisi üzerinde yapılan araştırma ve incelemelerde matematiğe karşı duyulan korkunun matematik başarısını düşürdüğü anlatılmış.Öğretmenin de bu başarıda ve başarısızlıkta etkisi vardır. Öğretmenini seven öğrenciler sevmeyenlere göre daha başarılı ya da not tehdidi yaşayan öğrenci başarısız olmaktadır. Yapılan araştırmada matematik notları yükseldikçe öğrencilerin matematik kaygılarının azaldığı, şehirde öğrenim gören öğrencilerin kırsal kesimde öğrenim gören öğrencilerden daha başarılı olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.İlköğretim beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu öğretmenlerinden memnun olduğu tespit edilmiştir.Buda açık bir delildir ki öğrenci öğretmeni sever ve ona yakın hissederse kendini rahat hissederse kaygı azalır derse sevgi ve ilgi artar.İlginin artması meşguliyeti arttırır oda yanında başarıyı getirir. 5.sınıf öğrencilerde özellikle kırsalda not tehdidi kaygıyı arttırır ve başarı azalır.
YanıtlaSilYorumuna katılıyorum Mehmet kardeşim çünkü düşününce biz de futbolda birbirimize verdiğimiz güven ile finale geldik 😊 Öğretmenin öğrenciye vereceği güven, rahatlık ve sevgiyle derse ilgisinin artmasını sağlayarak matematik başarısına olumlu etki edecektir.
SilAynen dediğiniz gibi öğrenci ile öğretmen arasında ki ilgi iletişim çok önemli mesela bir öğrenciye ilgi göstermemek öğrenciyi derse karşı bi onyargi tutumuna girnesine sebebi olabilir bu yüzden onemli
Silhepimiizin bildiği gibi çoğu insanın yaşadığı matematik kaygısı günümüzün büyük bir sorunudur.Bu sorunun kişiden kaynaklı olduğunu ve kişiyle beraber ailesinin çevresinin ve bence en önemlisi matematik öğretmeninin büyük etkisi yadırganamaz tabikide . Bilinçli bir matematik sayesinde (yani alanında uzman ) matematikten aşırı korkan bir öğrenciyi için bile kaçınılmaz bir nimettir sonuçta öğrenci öğretmenle birlikte tüm ön yargısı gidebilir.Yada tam terside olabilir tabiki matematikteki tüm başarısızlığı kaygıdan dolayı diyemeyiz matematiği etkileyen çok farklı faktörler vardır -.Örneğin cinsiyet , matematik dersine yönelik tutum vs dir.Bu sebepten dolayı matematik öğretmenlerimize çok iş düşüyor.Alanında uzman matematiğe karşı tüm ön yargıları yıkabilecek öğretmen adaylarına ihtiyacımız vardır.
YanıtlaSilÇok haklısın gerçekten aynen katılıyorum düşüncelerine
Silbencede öğretmenlerin bu konuda daha özverili bir sekilde davranmaları gerekmektedir.öğretmen bu yolda en buyuk etkenleren bridir.cocuklar daha cok matematiği sevmelerini öğretmenlerini sevmelerine baglıyor ve ilgilerini cektiği için daha cok matematiğin ustune dusuyorlar.
SilRümeysa canım katılıyorum sana. Dediğin gibi alanında uzman öğrencinin matematiğe karşı önyargısini silebilecek öğretmenlere ihtiyacımız var. Sen atanınca bu ihtiyaç bı tane eksilecek mükemmel arkadaşım:)
Silmakaledeki matematik kaygısının öğretmen ve eğitim yapısından kaynaklanan sebeplerin yanı sıra öğrencinin kendisinden ve cevresinden de kaynaklanabileceği acık ve nettır.öğretmenleri ele alırsak oteriter öğretmen metodu,olumsuz öğretmen tavırlarının ve bunun yanında matematik öğretmenlerinin kaygı düzeylerini de düşünecek olursak tüm bunların öğrencilerin basarı kaybına ve matematik kaygısına neden olan etkenlerden oldugunu dusunuyorum.hatta bu konuda yapılan arastırmaların oldugu da bilinmektedir.Öğrencilere gelecek olursak cocukların psikolojik durumu,matematiğe olan tavrı ve ailenin sergilediği tutum ve davranısların öğrencilerin matematiğe olan bakıs acılarını degiştirip matematiğe karsı bir ön yargı olusturmalarına yol acacaktır.Ayrıca yas faktörüde tüm bu kaygılara neden olabilir.yani öğrencilerin ergenlik cagında daha belirgin kaygılar tasımaları konusuna da değinmek mantıklı geliyor bana.benim bu konu hakkındaki düşüncem aşırı kaygılı öğrencilerin rehberlik servislerine yönlendirilmesi sağlanarak bilişsel tedavi yoluna gidilmesi gerektiğini düşünüyorum.bunun yanında öğretmen ders içinde ve dısında her öğrenciye mümkün oldugunca eşit söz hakkı ve sorumluluk vermeye calısmalıdır.Derslerde sert,asağılayıcı ve kaba davranıslardan kacınılması ve dikkat edilmesi gerektiğinın asırı önemli oldugunu da vurgulamak isterim.
YanıtlaSilBeyzacım makale hakkında yaptığın yorum çok ilgimi çekti açıkcası değindiğin konular gerçekten ciddi konular hele ki bir öğretmenin öğrencisine karşı yaklaşım biçimi kötü söz ve hakaretten ibaretse öğrencide de pek suç aranmamalı
SilBeyzacim bende sana katiliyorum ogretmenin sinif icerisindeki hal ve hareketleri gercekten cok onemli bi detay.
SilSöylediklerine katılıyorum Beyzacım öğretmenin sert tavırları da öğrencide özgüven eksikliğine ve kaygıya neden olur.
SilMakalede matematikten kaynaklanan kaygıların , endişelerin, korkuların ve bir çok olumsuz etkenlerin öğrenciler üzerindeki ve matematik başarısındaki etkileri araştırılmış ve incelenmiştir. Bunlar sonucunda matematik kaygısının oluşmasında yerleşke,cinsiyet, dersi sevip sevmeme ,öğretmene karşı ilgi gibi faktörler ortaya çıkmıştır. Bana göre bu faktörler arasında en çok sorun teşkil eden faktör öğretmene karşı ilgi çünkü öğrencinin derse olan ilgisini, dersi anlamasını sağlayan kişi öğretmenidir. Burada bizede fazlasıyla görev düşmekte olup öğrencilere dersi sevdirmeli ve matematiğe olan kaygılarını araştırıp öğrenciye ona göre tutum sergileyerek öğrencinin ilgisini matematiğe çekmeliyiz.
YanıtlaSilTugba Cam bu konuda sonuna kadar haklısın arkadasım :)
YanıtlaSilSağol arkadaşım aynı fikirde olmamıza çok sevindim 😌 seviliyorsun güzel insan 😂
Sil😊❤
SilCanım arkadaşım sınıfımızın medarı iftiharı😁 Gene nokta atışı yaparak makaleyi çok iyi açıklamışsın
SilMatematik kaygısı öğrencinin dersten korkmasına, zamanla ders ile ilgili etkinliklere katılmamasına, panik ve tedirginlik oranının artmasıyla da öģrenme oranının düşmesine ve sürekli başarısızlık haliyle matematikten nefret etmesine neden olur.Matematik kaygısı son yıllarda ilköğretim öğrencilerinden üniversite öğrencilerine kadar yaşanan yaygın bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır.Bu yüzden matematik kaygısını azaltmak ve matematiği öğrencilere sevdirmek için çeşitli çalışmalar yapılmalıdır.Matematik kaygısındaki alt faktörlerden matematik dersine yönelik tutumdan kaynaklanan kaygıda,alan bilgisinden kaynaklanan kaygıda ve sınav kagısında da şehirde öğrenim gören öğrencilerin kaygı düzeylerinin kırsal bölgede öğrenim görenlerinkine göre düşük olduğu görülmüştür.Bu yüzden kırsaldaki okulların sosyo-ekonomik düzeyleri iyileştirilmeli daha iyi bir eğitim sağlanmalıdır.
YanıtlaSilBence de zeynep köy okulllarındaki sosyo ekonomik düzey iyileştirilerek matematik her yerde kaygı duyulmayan bir ders haline getirilmeli.
SilZeynepcim söylediklerinde çok haklısın eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalıdır böylelikle kaygıyı da azaltmış oluruz
SilGenel olarak matematik kaygısı, öğrencilerin başarısızlıktan korkmaları ve kendilerini yetersiz hissetmelerinden kaynaklanıyor. Bu durum da öğrencilerin matematiğe karşı tutumunu olumsuz etkiliyor. Geçen günlerde açıklanan YGS'de matematik ortalaması 5 mesela. Bu da gösteriyor ki ülkemizde matematik öğrenimi, öğretimi ciddi bir sorun. Makalede de değinildiği üzere matematik kaygısının oluşmasında çevre, aile, öğretmen gibi sebepler gösterilebilir. Öğrencileri sadece sınavlara hazırlamak mantığıyla matematik öğretilmemeli, onlara öncelikle bu dersi sevdirmeliyiz. Neden matematik öğrenmeleri gerektiğini, günlük hayatta nerelerde kullanabileceklerini öğretmeliyiz öncelikle. Karşılaşılacak sorunlara çözüm üretebilmeliyüz. Örneğin okulun imkanları kısıtlıysa ekonomik materyallerden faydalanarak öğrencilerin ilgisini çekip matematiği sevmelerini sağlayabiliriz. Öğrencileri sınavla notla korkutarak onları başarılı yapamayacağımızın da bilincinde olmalıyız.
YanıtlaSilAraştırmada hoşuma gitmeyen cinsiyet üzerinden de bir çalışma yapılması. Bunun biz öğretmen adaylarına bir faydası olabileceğini düşünmüyorum. Baksana erkek öğrenciler daha ilgisizmiş, girdiğimiz sınıflarda ona göre hareket edip erkek öğrencilerin üzerine düşelim mi diyeceğiz yani? Ya da makalede öngörüde bulunduğu gibi Hadi Kızlar Okula kampanyasının bir sonucu olarak düşünerek Haydi Erkekler Okula kampanyası mı düzenlenmeli? Öneri kısmında ayrım yapılmamalı, kız-erkek öğrencilere eşit davranılmalı, denilmiş tamam güzel ama tersini yapan öğretmen zaten yoktur ya da yapan varsa da sırf bu ayrıntıya bakıp kendini düzeltmeyecektir. O yüzden bu şekilde değil de kız ya da erkek öğrencilerin kaygılarında, cinsiyetlerinin buna ne gibi durumlarda etkisi olduğu araştırılabilirdi.
Örneklerle çok güzel açıklamışsın kardeşim.
SilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilmakalede ogrencilerin matematik dersine karsi kaygılarindan bahsedilmiştir. Ele alınan grup 5. sınıf ogrencileridir. Matematik konularının artik daha detayına girdikleri bir sınıf üzerinde çalışma yapılması doğru olmuş. Makalede kaygıların nelerden olduğuna, ogrencinin bulunduğu yere göre değişip değişmediğinden bahsedilmiş. Cinsiyete göre kaygılar karşılaştırilmistir. Şehir ve kırsal kesimde eğitim gören öğrencilerin kaygı farklarına yer verilmiştir. Şehir de eğitim gören öğrencilerin kaygılarının daha az olduğu söylenmiştir. Cinsiyet konusunda ise kız öğrencilerin daha az kaygiya sahip olduğu gözlenmiştir.( Bana göre tam tersi ama tabi araştırma sonuçları var)
YanıtlaSilÖğretmenlere kaygılarin giderilmesi konusunda büyük görev düşmektedir. Derse korkuyla bakmalari önlenmeli, herkesin yapabileceği düsundurulmelidir. Notla korkutmak yerine derse ilgisini artıracak şeyler yapılmalı, veya artı puan verecek şeyler yaptirarak ogrenciyi şevklendirmeli.
Sana katiliyorum .Bencede ogretmenlerin gorevi buyuk dersi ogrenciye baski veya korkuyla degilde dikkat cekici veya sevdirici seyler yaparak isleyip onlarin aklindaki korkuyu yikip basarinin artmasinida saflamis olacaktir.
SilBu makalemizde matematik kaygisinin, endise ve korkularinin matematik basarisi uzerindeki etkisi arastirilmis bu kaygi ve korkularin temelinde yatan cevresel ve kisisel nedenler belirlenmistir. Nedenlere bakildiginda ogrenme stilleri ,ailelerin destek eksikligi, cinsiyet, ogrencinin matematige karsi on yargili yaklasimi, matematigi sevmeme, ogretmenin pedogojik ogretim bilgisi v.b gibi nedenler siralanmistir. Bunun yaninda kiz ogrencilerin erkek ogrencilere gore matematik anlaminda daha az kaygili olduguda belirtilmistir. Bu nedenler disinda deginilen bi baska neden ise ogrencilerin yasamis oldugu yerleske konusu makaleye en cok katildigim nokta oldu bunu yasayan biri olarak ,kirsal kesimde yasayip orda egitim goren ogrencilerin matematik kaygilari sehirde egitim goren ogrencilere gore kesinlikle cok daha fazladir. Bunun temel nedeni ise bence ogretmenlerdir soyleki; ogretmenlerin derste surekli cocuklari asagilayici bi tutum sergilemesi, derse gerekli duyarliligi ve hassasiyeti gostermemesi çocuklarin derse karsi ilgisini ve motivasyonunu dusurur bunun sonucunda da zamanla çocuk matematikten korkar hale gelir.Bu gibi sorunlarin asilabilmesi için ogretmen her ogrenciye esit davranmali, kiyaslamadan kacinmali, derste guler yuzlu ve sabirli olmali, dersin daha akici ve eglenceli olabilmesi için egitici materyaller getirmeli ancak bu sekilde ogrencinin matematige karsi tutumunu degistirebilir.
YanıtlaSilAynen katılıyorum sana canım:) eğitici materyallerle konular hem eğlenceli hemde somut bi hale geldiği için öğrenci eğlenerek ve öğrenerek konuyu daha iyi kavrar
SilBen de zeynep sana katılıyorum öğrencinin matematik dersine karşı tutumlarını derse ilgisini öğretmen belirler.Öğretmen o dersi öğrencilere sevdirebilirse çocuk o derse karşı ilgi duyar.
SilMakalede ilköğretim 5. Sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki kaygılarının ilişkili olduğu bazı değişkenler incelenmiştir.Afyon il merkezi ve kırsal kesimde öğrenim gören 510 tane öğrenci bu araştırmaya katılmış ve araştırmada test,ölçeklerden yararlanılmıştır.Genel olarak baz alındığında matematik dersindeki başarısızlık şehir merkezi ve kırsal kesimlere göre farklılık göstermektedir.Şehirde okuyan öğrencilerin kırsal kesimde okuyan öğrencilere oranla matematik kaygısının daha düşük olduğu,diğer alt faktörlere göre ise matematik dersine yönelik tutum,özgüven,alan bilgisi ve sınav kaygısı açısından şehirde okuyanların daha düşük matematik kaygısı olduğu belirtilmiştir.Ayrıca kız öğrencilerin matematik kaygılarının erkek öğrencilere göre anlamlı bi şekilde daha düşük olduğu belirtilmiştir.5.sınıf öğrencilerinin not kaygısı ile akademik başarıları ve matematik dersine yönelik tutumları arasında orta düzeyde,negatif yönde ve anlamlı bir ilişki olduğu ortaya cıkmıştır.Öğretmenler bu konuda tüm sınıfın anlayabileceği somut yalın bir düzeyde eğlenerek ve öğreterek matematik derslerini anlatmalıdır.Bu şekilde hem tüm öğrenciler konuyu kavrar hemde kaygı ortadan kalkmış olur.
YanıtlaSilMatematik dersini somutlastirarak islemek bencede cok etkilidir ogrencilerin daha cok aklinda kalip ilgisini cekiyor.
Silevet, kesinlikle öğretmenin izleyeceği yol ve metodler çok önemli bu anlamda, en önemli etkenlerden birisidir bu kaygıya karşı.
SilÖğrencilerdeki matematik kaygısının oluşmasına neden olan en büyük etkenler matematiğe karşı tutumları özgüvenleri alan bilgisi öğrenme ve sınavdır.bence öğrencilerin bu kaygılardan başa çıkmaları için yapması gereken en önemli şey matematiğe karşı olan olumsuz düşüncelerini değiştirmesidir.Öğrenciler matematiğe karşı olumsuz düşüncelerden kurtulunca matematikle daha çok ilgilenecek ve matematige karşı merak ićinde olacaklardır.böylece kaygıları azalmış olacaktır.Ayrıyeten kaygı seviyesi tüm herkeste aynı olmayabilir.kaygı seviyesini cinsiyet kırsal kesim matematik dersini sevip sevmeme öğretmenden memnuniyet not tehtidi algısına göre değişiklik gösterir
YanıtlaSilevet Kübra, sana katılıyorum. matematik kaygısının ortaya çıkaran etkenlerden, olumsuz düşüncelerden kurutularak üstesinden gelebilirler.
SilMakalelde bence şunu demektedir . Bütün hayatımıza en önemli etkiye sahip olan ve derslere bakış açımızı belirleyen ilkokul sınıf öğretmenleridir. Bunun için sınıf öğretmenlerinin iyi sınıf öğretmen Vasıf'larını bilip o şekilde derslerinde yön çizmelidir. Kırsaldaki öğrencilerde okulda, ailede imkanlar sıkıntı olmaktadır. Ama öğretmen de her şeyi devletten beklemeyip kendi çalışıp çabalayıp işini en güzel şekilde yerine getirmelidir. Çünkü kırsaldaki sıkıntıları göz önüne alıp daha çok çocuklarla ilgilenmeli ve dersinde kullanacağı çoklu zeka ile materyaller kullanmalı.. kendini sürekli geliştirmeli sınıf öğretmeni matematiği sevdirmesi için yeri geldiğinde müzik aletini kullanabilmeli vs Ve çocuklardaki kaygı heyecanı normal görüp çok sabırlı olmalı aksi halde geleceğimizin gençleri olan çocukları iyi yetiştirememiş oluruz. Bu da geri dönüşü çok zor olan bir yola girmiş olur. Temennim sınıf ve matematik öğretmenlerinin hatta diğer öğretmen adaylarınında mesleklerinin çok değerli bir meslek olduğunu farkında olup göreve adım atmaları ... Öğretmeneler hiçbir zaman şunu unutmamalıdır ki saatimi doldurayım maaşımı alayım şeklinde bakılacak bir meslek hele hiç değil... İnsanı yetiştirmek hiç kolay olmadığını farkındalığıyla bu taşın altına elini koymalıdır...
YanıtlaSilMatematige olan tutumu iyi ve kötü yönde degistirebilecek olan kişiler kesinlikle ogretmenlerdir. Bu yüzden iyi bir strateji geliştirilerek öğretim gerçekleştirilmelidir. Umarım bizler bu güce ,akla ,yaratıcılığa sahip olup matematige olan bu kaygıyı elimizden geldiğince degistirebiliriz.
SilBiz insanlarda yaratıcılık olmaz da ama o güce ve akla ancak geliştirici ve yenilikçi olarak sağlayabiliriz.
SilBu makalede ilkogretim 5. Sınıf ogrencilerinin matematik dersine karsi olan kaygilarinin bazi degiskenler acisindan incelemesi yapilmistir. Il merkezi ve kirsal kesimde yasayan ogrencilerin kaygilari arastirilmis ve kirsal kesimde okuyan ogren ilerinnkaygilarinin merkeze gore daha fazla oldugu belirlenmistir.Bence bu durumda ogretmenlerin büyük payi vardir.ogreticilerin ger durumda her koşulda ayni sekilde egitim cermeleri daha dogru olacaktir.Ayrica kiz ogrencilerin kaygisinin erkek ogrencilere gore daha az oldugu tespit edilmistir.Bu kaygilarinnonlenmesiyle ilgili oncelikle ogretmenlerinbdersi anlatiş yontemi ogrencilerin dikkatini cekmeye yonelik olmali,ogrencilerin uzeronde baski kurmadan , rahat kaygisiz bir odak seklinde olmalari onemlidir.
YanıtlaSilOgrencileron basarilari arttikcada kendilerine guven artacagi icin kaygida azalacaktir.Bu yuzden dersi ogrenciye iyi anlatma ve başarıyı arttirma laygiyida etkileyecektir.Bununla beraber yapilan sosyal etkinlikler, cevreleriyle iletisim kurma gibi ders disi etkinliklerinde onemi bence büyüktür. Ogretmenlerinde bu konuyla ilgili etkinlikler yapip ogrencileri geliştirmesi farkli bir artıdır.Bu gibi sosyal etkinliklerde gebelde kirsal kesimlerden cok merkez kesimlerde yapildigi icin o konudada eksik kalmis olmalari hic acilmamis icine kapanik olup kendilerine guven eksik kalmistir buda olabilecek kaygilari dogurmus olabilir.
Ayrica ogretmenlerin ogrencilere karsi daha rahat baskisiz daha sevecen ve yakin olmalari ogrencileri biraz daha rahatlatabiliyor.Bu sekilde olunca ogrenciler ogretmenlerini kendilerine daha yakin buldugu icin daha cok sevebiliyor .Ogretmenini sevdigin derste daha basarili olma ve kaygının azalmasi olayi bence vardir diye dusunuyorum .
Evet muazzezcim çok haklısın bence öğretmenini seven derse daha bir istekli oluyor dersi de seviyor böylelikle😄
Silöğrencinin öğrenim gördüğü yerleşke (kırsal, şehir), cinsiyet, matematik dersini sevip sevmeme, öğretmenden memnuniyet, not tehdidi algısı matematik kaygı puanlarında farklılık görülmesine neden
YanıtlaSildeğişkenler olarak tespit edilmesi, biraz ilginç buldum. matematik kaygısı için bu değişkenlerin çok az(çok nadir) etkili olduğunu düşünüyorum. bu konu da değiğşkenlerin matematik kaygısını öğretmen ve öğrencilerin el birliği ile ortadan kaldıracakları bir durumdur.
Bencede meryemcim sana katılıyorum.Öğretmen ve öğrenciler birlik olup bu matematik kaygısını ortadan kaldırabilirler.
SilMakalede 5. Sınıf ogrencilerinin matematik konusunda kaygılarından bahsedilmiştir. Kirsal alan ve merkezi alanda yaşayan öğrenciler arasında kırsal alanda öğrenim gören öğrencilerin alehine kaygı sorunu daha fazladir.Burda sosyal hayat biraz daha etkiliyor ve şehirdekilerin daha olanaklı eğitim girmelerinin etkiside büyüktür.Ogretmenlerin bu konuda paylari büyüktür. Ayrıca kız ogrencilerin daha az kaygılı olduğu gözlenmiştir.Ama bu çok belirleyici bi kıyaslama değildir.Ogrencilere başarıyı tattirip onları daha mative hale getirmek çok olumlu olacaktır.Bu konuda da notla korkutmak yerine onları daha sosyal bireyler yaparak daha başarılı olmalarıni sağlamak önemlidir.
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
SilSemih arkadaşımın da bahsettiği gibi öğrencileri birşeyler zorlamak değilde; onlara yapacağı şeyi sevdirerek istekli hale getirerek yapmalarını sağlamak en temel etken olmali
SilMatematik kaygısının matematik öğretmeni ve öğretimindeki en önemli problemlerin başında yer aldığını belirtmektedir. Kaygının bireylerin sahip oldukları duyuşsal davranışlar arasında yer alan ve öğrenmeyi etkileyen faktörlerden biri olduğunu belirtmiştik. Matematik kaygısı öğrenciler kadar öğrenci olmayanlarıda tedirgin ve gergin etmektedir. Matematik kaygısı birçok bedensel belirtilere yani kalp çarpıntısı, yüzde kızarıklık, heyecana neden olmaktadır. İnsanları tedirgin etmektedir. Ayrıca öğrencilerin matematik kaygılarında öğretmeninde memnun olup olmamaya göre anlamlı farklılık olduğu öğretmeninden memnun olan öğrencilerin matematik kaygı düzeylerinin öğretmeninden memnun olmayan öğrencilerin kaygı düzeylerine göre daha düşük olduğu ifade edilmektedir. Araştırmaya göre yerleşkelerde kaygıyı etkilemektedir. Kırsal bölgeye göre şehirde olanların kaygısı anlamlı düzeyde düşük olduğu görülmektedir. Kız Öğrencilerin kaygısıda erkek öğrencilere oranla anlamlı düzeyde düşük olduğu görülüyor. Öğretmenlerin not tehdidi de kaygıyı etkilemektedir. Araştırmada öğretmeni seven ve sevmeyen, matematik dersini seven ve sevmeyen arasında istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu görülmektedir.
YanıtlaSil5.sınıf öğrencilerinin matematik dersine olan kaygi düzeylerinin belirlendiği bu araştırmada Matematik Kaygı Ölçeği ve Matematik Tutum Ölçeği olmak üzere iki farklı ölçek kullanılmıştır. İncelemenin iki başlık altında yapılması yanılma payını daha aza indirgemistir. 510 5.sınıf öğrencisi araştırma yapmak için yeterli bir orneklem sayisidir. Öğrencilerin %46.1 i kırsal bölgelerde eğitim goruyor olması 53.9 u da şehirde öğrenim gormektedir. Bu yuzdelerin birbirine yakın olması gerçekçi bir yaklaşım ortaya koyar. Öğrencilerin 4. Ve 5. sınıflardaki matematik başarısının 6. ve 7. sınıfları büyük oranda etkilediği belirtilmiştir. Bu nedenle arastirma orneklemini, üzerinde daha az araştırma inceleme yapılan 5.sınıf öğrencilerinden oluşturmuşlardır. Sonuçta matematik kaygısına neden olan etmenlerin: yaşanan yer,cinsiyet,matematik dersini sevip seçmene,öğretmenden memnuniyet,not tehdidi algisi,matematik dersine yönelik tutum olduğu gözlenmiştir.
YanıtlaSilMatematik dersi kadar on yargıyla ve korkuyla yaklaşılan başka bir ders yoktur herhalde.peki bunun sebebi ne?Altında birçok faktör yatıyor.Bunların birkaçından bahsedilmiş.Ben matematiği sevdirmede matematik öğretmeninin temel olduğunu düşünüyorum.Ve öğrenciye basitten başlayarak mutlaka başarı duygusu tattirilmalidir.boylece öğrenciler daha da başarılı olmak için gayret göstereceklerdir.sehirdeki öğrencilerin kaygı düzeyi daha düşük çıkmasının sebebi kırsal a göre daha rahat olmalarından kaynaklanıyor.ama kız erkek araştırması pek mantıklı gelmedi.cok kaygılı kız öğrencide olur erkekde..Ve kesinlikle çocukları not ile korkutmamali.Önemli olan not değil derse ilgi ve alakadir bence not sonra gelir.ki zaten severse gayret ederse not kendiliğinden gelir.buda kaygısını azaltır.
YanıtlaSilsöylediklerinize tamamen katılıyorum ek olarak şunu da belirtmek isterim başarının ölçütü hiç bir zaman öğretmen olmamalıdır. her öğrenci kendi hızında ve zeka düzeyinde ilerleme katettiğinden başarı öğrencinin kendisiyle ölçülebilir. Buna istinaden sınıf içerisindeki kıyas durumları ve öğrenmede yavaş olan öğrencilerin başarısız olarak nitelendirilmesi matematik olmak üzere birçok dersten uzaklaşmasına ve doğal olarak antipatik yaklaşım sergilemesine sebebiyet verecektir.
SilBildiğiniz gibi matematik çoğu öğrencinin öğrenmede güçluk çektiği bir ders.Peki bu neden kaynaklanıyor olabilir? Bana soracak olursanız bunun en büyük nedeni bence kendimiz.Çünkü her şey insanın kendisinde biter.Eğer siz matematiği yapacagınıza inanırsanız ne kadar zorlanırsanız zorlanın matematiğin üstesinden gelebilirsiniz. Yeter ki kendinize inanın.Bu makalede de bu konu hakkında bazı araştırmalar yapılmış.Yapılan araştırmalara göre öğrencilerin matematiği öğrenmede çektikleri güçlüklere neden olan pek çok faktör olduğu tespit edilmiş.Öğrenme stilleri, cinsiyet, ailelerin destek eksikliği,öğrencilerdeki özgüven eksikliği,matematik kaygısı, matematiğe yönelik tutum gibi etkenlerin öğrencilerin matematiği öğrenmesinde etkili olduğu iddia edilmiş.Matematik kaygısı gibi bir ifadenin son yıllarda ilköğretim öğrencilerinden üniversite öğrencilerine kadar yaşanan yaygın bir olgu olarak karşımıza çıktığı görülmüş.Bu matematik kaygısının öğrencinin öğrenim gördüğü yerleşke(kırsal,şehir),cinsiyet,matematik dersini sevip sevmeme, öğretmenden memnuniyet gibi faktörlerle ilişkili olduğu tespit edilmiş.Bu matematik kaygısını ortadan kaldırmak için öncelikle öğretmenlerimize çok büyük görevler düşüyor.Peki öğrenciler? Bence onlar da gerekli çabayı göstermeliler.
YanıtlaSilMakalede matematik öğretiminde kaygının bahşedilmiş.
YanıtlaSilKaygının ders öğrenmede etkili olduğunu
Özellikle de Dersin başarı durumunu çok etkilediği ortaya çıkmıştır
Kaygının oluşmadan birçok etken vardır
Örnek verirsek Şehirde öğrenim gören öğrencilerin matematik kaygı düzeylerinin kırsal
bölgede öğrenim görenlerinkine göre anlamlı düzeyde düşük olduğu, Kız öğrencilerin matematik kaygı
düzeylerinin erkek öğrencilerinkine göre anlamlı düzeyde düşük olduğu, Matematiği sevdiğini ifade eden
öğrencilerin matematik kaygı düzeylerinin matematiği sevmediğini ifade eden öğrencilerinkine göre anlamlı düzeyde
düşük olduğu, Öğretmeninden memnun olduğunu ifade eden öğrencilerin matematik kaygı düzeylerinin
öğretmeninden memnun olmadığını ifade eden öğrencilerinkine göre anlamlı düzeyde düşük olduğu,
Öğretmeninden not tehdidi algılamadığını ifade eden öğrencilerin matematik kaygı düzeylerinin öğretmeninden not
tehdidi algıladığını ifade eden öğrencilerinkine göre anlamlı düzeyde düşük ortaya cikmistir.
Yani kısaca söylemek gerekirse kaygının oluşmaması için öğretmen en büyük etkendir
Öğrencilerin matematik öğretmenlerine yönelik olumsuz görüşlerinin artması matematik korkularının yükselmesine neden olabilir yorumu yapılabilir. Korelasyon katsayısının neden- sonuç bağlamında yorumlamaya olanak vermeyeceği göz önünde bulundurulduğunda yapılan yorumun ters yönde de geçerli olabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle matematik korkusu yüksek öğrencilerin matematik öğretmenlerine yönelik olumsuz görüş oluşturabileceği de söylenebilir. Sınıf seviyesi yükseldikçe matematik korkusu ve matematik öğretmenine yönelik olumsuz görüşlerin de artış eğiliminde olduğu görülmektedir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre önerilemizi şöyle sıralayabiliriz: 1. Öğretmenler matematik derslerinde korkulan öğretmen rolü oynamamalıdır. 2. Öğretmen öğrencilere karşı notları silah olarak kullanmamalıdır. 3. Matematik derslerinde başarılı, başarısız her öğrenciyle ilgilenilmelidir. 4. Matematik dersleri çoklu zeka kuramına uygun bir şekilde işlenmelidir. Farklı zeka türlerine sahip öğrenciler için ders içerisinde resim, müzik, drama gibi farklı etkinliklere de yer verilmelidir. 5. Öğretmen araştırmaya ve proje hazırlamaya yönelik ödevleri sıklıkla kullanmalı, öğrencilerin günlük hayatta karşılaşacağı problemleri çözmelerine yarayacak örnekler sunmalıdır. 6. Matematik dersi öğrencilere en eğlenceli şekliyle sunulmalıdır. 7. Öğrencilerin problem çözerken yaptığı hatalar hoş görülmelidir. Bu hataların en aza indirilmesi için yapıcı, onarıcı ve rehber görevi üstlenmiş öğretmen davranışları sergilenmelidir. 8. Her öğrencinin matematik öğrenebileceği unutulmamalıdır. Ancak öğrenme hızındaki farklılıklar hoşgörü ile karşılanmalıdır. 9. Derslerde öğrencilere sevgiyle yaklaşılmalı, düz anlatımdan kaçınılarak ders monotonluktan kurtarılmalıdır. 10. Öğretmen öğrenciler tarafından sevilirse öğrencilerin matematiği de seveceği unutulmamalıdır.
YanıtlaSilAraştırmada iki ölçme aracı kullanılmıştır. Şehirde öğrenim gören öğrencilerin matematik kaygılarının kırsalda öğrenim gören öğrencilerinkine göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu belirlenmiştir. Kız öğrencilerin matematiksel kaygılarının erkek öğrencilerinkine göre anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu belirlenmiştir. İlköğretim beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu tarafından matematik dersinin sevildiği görülmüştür. İlköğretim beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu öğretmenlerinden memnun olduğu tespit edilmiştir. İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin matematik notları yükseldikçe matematik kaygılarının azaldığı söylenebilir. İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin matematik kaygıları ile akademik başarıları ve matematik dersine yönelik tutumları arasında orta düzeyde ,negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.
YanıtlaSilAraştırmada iki ölçme aracı kullanılmıştır. Şehirde öğrenim gören öğrencilerin matematik kaygılarının kırsalda öğrenim gören öğrencilerinkine göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu belirlenmiştir. Kız öğrencilerin matematiksel kaygılarının erkek öğrencilerinkine göre anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu belirlenmiştir. İlköğretim beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu tarafından matematik dersinin sevildiği görülmüştür. İlköğretim beşinci sınıf düzeyindeki öğrencilerin büyük çoğunluğu öğretmenlerinden memnun olduğu tespit edilmiştir. İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin matematik notları yükseldikçe matematik kaygılarının azaldığı söylenebilir. İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin matematik kaygıları ile akademik başarıları ve matematik dersine yönelik tutumları arasında orta düzeyde ,negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.
YanıtlaSil